Temmuz 25, 2009
Temmuz 23, 2009
Temmuz 21, 2009
Temmuz 17, 2009
Evet bende, bende de kalacağa benziyor. 2 parça halinde, henüz birleştirmedim en son haliyle kalması çok daha güzel geliyor. Bakıyorum arada bir, şimdi de parmaklarımın arasından sarkıyor. Şaşkınım, ama umutlu değilim. Gelecek şu an önemsiz, "an" çok daha fazla keyif veriyor. Huzurluyum. Düşünmeden konuşuyorum belki, yazdıklarım anlamsızlaşıyor, duyglarım kendi dünyalarında, mucize göz kırpıyor karşıdan, rengim atıyor, soluğum kesildi kesilecek, günlerdir dönen ve beni bir gün kesin yere yığacağını düşündüğüm başım artık durmuş ve salınımını tamamlamış gibi, sanki bugünü haber veriyormuş gibi... Zamanın herzaman güldür güldür akan bir nehir gibi akıp gitmesini isteyen ben, bugün tuşa basıp durdurmak, haytı dondurmak ve sadece konuşup sohbet etmek istedim, havadan, sudan çiçeklerden böceklerden, anlamlı, anlamsız, düşündüklerimin ve bugüne kadar kendime çektirdiklerimin önemini yitirmelerini izledim, ben gittim o an, o varoldu. Bir gün geldi geçti ve ben huzura adım attım.
Temmuz 04, 2009
Hava boğum boğum. Sıkıntısı var belli. Birkaç kez konuşmayı denedim ama cevap vermiyor. Aslında tanımadığın birine kendini, sıkıntını anlatman daha kolay olabilir. Söyledim bunu ona ama yanaşmadı bile. Beni tanıyormuş, anlatmak istemedi. Üstüne gitmedim.
Bekliyorum şimdi, tüm öfkesini kussun diye, pencerem, perdem açık. Hava, gökyüzünün iç çekip, oflamasına göre yer değiştirdikçe yüzüme vuruyor. Değişik bir duygu, bebekken de gözlerimizi kırpmamız için yavaşça suratımıza üfledikleri gibi. Gözlerim kıpır kıpır.
Bir ışık, gök göz kırpıyor sanırsın. Sonra bağırıyor, hem de olanca kuvvetiyle. Karşı gelebilmen imkansız. Etrafın gri ve sarı birleşimi sana korkunun yanında huzur da veriyor. Uyku moduna girebilirsin, gelecek planları yapabilirsin, düşüneceksin, gerçekleşmesi olağan hayaller peşini bırakmadığından sıkılıp onlardan vazgeçebilirsin, ama geçme, zaten geçemezsin.
Dallar sana uzanan bir elken, onları geri çevirme. Bırak kendine çeksin seni, oradan dünyanın diğer tarafına açılan kocaman geçit var. Git, senden önce gitmiş olanlar illaki vardır. Hem olmasa ne kaybedersin burada da yalnızsın, orda da yalnız olacaksın en fazla, deltadüşünce eşittir sıfır!

Bekliyorum şimdi, tüm öfkesini kussun diye, pencerem, perdem açık. Hava, gökyüzünün iç çekip, oflamasına göre yer değiştirdikçe yüzüme vuruyor. Değişik bir duygu, bebekken de gözlerimizi kırpmamız için yavaşça suratımıza üfledikleri gibi. Gözlerim kıpır kıpır.
Bir ışık, gök göz kırpıyor sanırsın. Sonra bağırıyor, hem de olanca kuvvetiyle. Karşı gelebilmen imkansız. Etrafın gri ve sarı birleşimi sana korkunun yanında huzur da veriyor. Uyku moduna girebilirsin, gelecek planları yapabilirsin, düşüneceksin, gerçekleşmesi olağan hayaller peşini bırakmadığından sıkılıp onlardan vazgeçebilirsin, ama geçme, zaten geçemezsin.
Dallar sana uzanan bir elken, onları geri çevirme. Bırak kendine çeksin seni, oradan dünyanın diğer tarafına açılan kocaman geçit var. Git, senden önce gitmiş olanlar illaki vardır. Hem olmasa ne kaybedersin burada da yalnızsın, orda da yalnız olacaksın en fazla, deltadüşünce eşittir sıfır!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)