alıp sırtıma çantamı kendimi çöllere vurmak istiyorum.. böyle dümdüz yürüdüğümü sanıp belki zikzaklar çizmek beki de aynı yuvarlağın etrafında dolanmak durmak..
Mayıs 21, 2007
Mayıs 20, 2007
kendi hapisimde yaşıyorum bu aralar.. ne dışarı çıkabiliyorum ne içeri girilmesine izin veriyorum... çok da istemiyorum aslında. belki de bu bile fazladır daha da içime kapanmam gerkiyodur diye düşünüyorum zaman zaman.. herzamanki uzaklara gitme isteğim her zamankinden daha da yoğunlaşıyo ama bu mutsuz olduğum anlamına da gelmiyo gayet mutlu hissediyorum kendimi, sadece karışığım, biraz dersler biraz insanlar etkiliyo beni.. gökyüzüne her baktığımda kendimi kaybediyorum bağıra bağıra ağlamak geliyo içimden isteklerim bitmiyo bitmiycek gibi de ama net de değiller, ne biliyim anlamıyorum ki ben kendimi siz nası anlıycaksınız. saniye saniye düşündüğüm her şey değişiyo.. bişeyler üstünde uzuun süre düşünemiyorum sanki dünyayı ben kurtarcam gibi o konudan o konuya atlıyorum.. beynimin içinde binlerce bölme var hangi birine girceğimi hangi birine zaman ayırcağımı bilmiyorum.. pazar ya bi de bugün.. iyice düşünceler sarıyo etrafımı bayılıyorum bu güne yahu ben.. eğleniyorum kendi kendime. odamda internette bakınıyorum, perdem açık, karşımda alabildiğine dağ, hava gri.. müzik çalıyo.. mutluyum işte.. ama düşünmeden edemiyorum hem "şimdi"yi hem "gelecek"i.. yeteri kadar gerbiliyorum kendimi evet.. yapcağım ya da yapabileceğim şeylerin önünde kendi kendime engelerimi diziyorum sırayla, farkındayım.. o kadar işin arasında hemen araya başka bişiler sıkıştırabliyorum. aslında sıkıştıramıyorum bi tarafla daha az ilgilenip bi tarafın daha dengesiz kalmasına neden oluyorum ve bu hep en önemli olan kısım oluyo.. "önceliklerin çok farklı burak" diyenlerin sayısı çok fazlalaşmaya başladı.. üzülünce "böyle olmasını sen istedin" diyenler gibi.. haklılarda aslında önceliklerim mantık olarak doğru sıralanmış gibi olsa da değişiyo ister istemez çünkü hevesim kırılıyo bazı olaylar karşısında derlserde bişiler yapmak isterken kötü giden ufacık bişi olunca mesela hemen en geriye atıveriyorum farkındayım ya da kız arkadaş konusunda.. en ufak bi düşünce çook uzaklaşmama neden olabiliyo.. sadece kendimi değil beni sevenleri de üzüyorum.. artık içlerinde tutumuyolar onlar da püskürüyolar suratıma.. ama kızmalarına bişey diyemiyorum.. aklınıza gelemiycek ölçüde " ne düşünüyosun bu aralar pek kendinde değilsin" dendi bana.. geçen bi arkadaşım espiriyle karışık "çatının sahibi olan kadın bile senden daha düzgün giyinmişti" dedi mesela.. biliosunuzdur elinde beş metre sigarasıyla dolanan kadın çatının sahibi.. yırtık pırtık salaş saçma sapan giyinmişim eşofmanlarla bezgin bi şekilde ama içimden öyle kotlar gömlekler güyünmek gelmiyodu son bi haftadır falan.. elimde olsa ya gelmiycem ya da çıplak gelcektim zaten.. istemiyorum artık bazı şeyleri ama ne istemediğimi de kestiremiyorum ya da tam olarak ne istediğimi.. ööle işte.. insanlar değişik velhasıl ama bu aralar ben ayrı bi değişiğim.. mutlu ama karışık baurk..
bi uçağın pervanesinden akan yağ damlacığı olmak geliyo içimden... ya da gökyüzünde ordan oraya savrulan uçan balonlardan- sonunda basınçla patlayacağı kesin olanlardan... ya da ucu bucağı görünmeyen denizin dibinde yürüyen minarelerin dışkısı.. belki de eiffel kulesinden aşağıdaki insanlara gıcıklık olsun die tüküren yaramaz çocukların tükürüklerindeki amilaz.. yok yok pizza kulesinin dibinde acaba bu kule yamuk mu yoksa başım mı dönüyo die düşünen karınca olmalıyım.. o zamn daha çok mutlu hissedeceğim kesin.. ama şu bi gerçek ki mutluyum ben baya- şaka, yalan, düzmece deil.. öyle..Mayıs 16, 2007
ne bu?
nedir bu ya.. benim nası bi durum, hal, vaziyet içinde olduğumu bileniniz, göreniniz, tanık olanınız, konuşmuşluğu olanınız, dolmuşta yerine bi kişi uzatanınız, kantinde onun için sırasını vereniniz ya da yolda yürürken kafanızı çevirip görmezlikten geldikten sonra peşinden koşanınız oldu mu.. nedir bu ya..
Mayıs 09, 2007
yeter yaw.. herkes aynı anda mutlu olmuyo naapıyım klonlanıyım mı... herkesin yanında aynı anda bulunamıyorum.. ertafımda mutsuz surat da görmek istemiyorum. birilerini mutlu ederken diğerleri neden mutsuz oluyo yaw.. neden millet anlayışsız bu kadar.. bencil olcam artık iyice ben, nedir bu ya!! onları mutlu etcem die kendim mi delircem.. yetti cidden bardak taştı taşıyo... umursamıyorum artık insanları. hadi bakalım.. ne kaybetcem görelim.. giderseniz de gidin artık etrafımdan.. uğraşamıyorum artık çok bunaldım...
mm peynir?
ewt bugün karar verdim ki peynirim ben.. bi an durup alakalı ya da değil bilmiyorum bi labirentin içinde dolanan fare ya da her ne dolanıyosa o olmak istedim.. ancak fare daha ağır bastı we çıkış kapısına da peynir koyasım geldi.. kazananın büyük ödülü olan peynir.. ewt peynir benim.. dolana dolana karman çorman bişi olcağıma sıcaktan erir ama olduğu yerde sabit hiç bişeyle alakası olmayan, kendinden emin, rengi sarıya kaçan bi peynir olurum o kadar...
Mayıs 06, 2007
evveeet bugün pazar!! evimdeyim hatta odamda.. şimdi diyceksiniz sanki daha önce nerdeydin diye ama bu sefer başka.. üstümde ders çalışma baskısı olmadan- nerden çıkardıysam bunu da :) - huzur içinde yatağımda yatarken internette biyerlere girmek müzik dinlemek ooh... özlemiştim bunu hem de çok.. çıkmak istemiyodum bi yere ne dün akşam ne de bugün.. hatta 'hayır' demeyi bile öğreniyorum sanırım. dün gece için çok fazla dışarı çıkalım baskısı kurulmaya çalışıldı üstümde ama ben oda aşkımdan dolayı gitmedim:) garibim di mi.. kimilerine göre baya baya ama kimieri bana hak vercektir..:)
dışarda güneşli bi hava, sanırım bulutlu ama olsun.. 'ben pazarım' die bağırıyo.. hayal kurulması gereken bi gün bugün bence.. oturup pencerenin karşısında karşıdaki dağları seyrederken kurmak bişeyler.. mesela yazı mesela diğer yazı hatta diğerini diğerini.. hayal kurmak güzel ama kendini kaptırıp gerçek dünyada olduğunu fark ettiğin o milisaniye en sıkıcı bölümü.. alice gibi olasım war benim yahu.. kendi harikalar diyarım olsa mesela.. istediğim zaman gitsem orda birsürü insan dışı arkadaşlarım olsa.. yanımda bi kaç kişi dolansak yeni yerler keşfetsek ne güsel olurdu.. ya da peter pan olsam.. istediğim zamn uçabilsem kanat falan çırpmadan.. dünyanın çekirdeğine karşı gelsem.. sorgulanmadan dolansam etrafta..
gitmek istiyorum sewdiklerimle böyle.. alıp elimize küçük küçük paraları aşk çeşmesinden sol omzumuzun üstünden atmak onları ya da eiffel kulesin üst balkonunda dururken altındakinden fotoğraf çekilmek, ya da sen nehrine taş atmak ya da cannes de denize girip monaco da kraliyet malikanesinin önünde yürümek istiyorum bu pazar...
paten kaymak istiyorum pazıl yapmak istiyorum film izlemek itiyorum kitap okumak istiyorum sohbet etmek istiyorum istiyorum istiyorum.. pazarları çok seviyorum.. gazeteler bile coşuyo pazar günleri birken bin oluyolar.. onu bile sewiyorum böyle on kilo gazete:) kahvaltılar uzuuun oluyo mesela.. eskileri anarak güle oynaya gün içn planlar yapmak.. insanlar görüyorum pencereden.. kimileri ele ele koca koca insanlar yanlarında çcoukları altlarında spor kıyafetler dolanıyolar kimleri bisiklet sürüyo falan.. pazarlar mutlu günler..
sanırım sınavlar bitti diye bi rahatlık çöktü bana :D bi e duygularımdan tam emin olsam ne hissettiğimi bilsem duygusal olaraktan bu pazar çok daha güsel olcaktı ama olsun o kadar da..
mutlu pazarlar diliorum ve gidiyorum efem... :D
Mayıs 02, 2007
off.. çok daraldım yaw. üstüme üstüme dönüyo dünya.. başım döndü artık sanırım tuttu beni.. etrafımdaki olaylar feci boyutlara ulaştı yaw artık.. hem fiziksel hem zihinsel hem duygusal çöküşteyim.. mesela belim kırılmaya yazdı.. acı çekiyorum günlerdir. o anı unutamıycam sanırım uzun bi süre çünkü cidden bi daha yürüyemiycem sanıdım. sıcacık ya da buz gibi soğuk su dökülmüşte sanki üstüme uyuşmuş belden altım gibi kalakaldım yerde.. hemen doktorlar geldi ambulans falan bişiler diolar başımda.. dedim durun bi annemler çıldırmıştır şimdi tribünde haber werin iyiyim ben!! ama değilim işte.. kas spazmı mıdır nedir geçmek bilmedi.. doktorla kawga da ettim bişi demedi sanırım sewmedi beni iyice ilgilenmedi bakmadı soora neyim war die başından sawdı. nası paranoya..
soora,hastanede röntgen çekilmeyi beklerken koridorda gördüm onu.. heralde dedim heryerde onu görmeye başlıyorum nooluyo..:)
meğer herkes gelmiş ne kadar duygulandım anlatamam acımdan ağlayamamıştım bile ama o sahne beni benden aldı cidden.. iki elin parmakları anca yetiyodu saymaya.. hastanede moralimin yerine gelmesi için yapılan şeyler, anlatılanlar bizi hastaneden yaka paça atcak kadar abartıydı aslında ama çok mutlu ettiler beni..
istanbul ted şampiyon oldu.. benim belimi bu hale getirdikten sonra çok kutlamak istemedim onları aslında ama büyüklük bende kalsın dedim işte:P iki hafta sonra sahalardayım tekrar.. [bizimkleri ikna edebilirsem:( bu sefer çok kesin konuşuyolar.. sanırım milli takıma giremeden hokey kariyerim bitcek..:( ]
zihnimde de bi o kadar spazm yaşıyorum aslında.. okul deseniz çok kötü gidiyo çalışmak gelmiyo içimden olmuyo da zaten ama şu meşhur 'söz' lerim war ya hem kendime hem ailme werdiğim onlar getirdi zaten beni bu hale.. rahat olamıyorum dawul gibi gergin gergin dolanıyorum ortalıkta.. birilerine kesin patlıyorum.. ne kadar yakın olursam olayım..
geçen gün kendimden nefret ettim aslında çok feci bi gündü pazar günü.. yatağımdan hiç kalkmamam gereken bi gündü ama dayanamadım takımımı zaten yeterince yanlız bırakmıştım we en aznıdan onların yanında olduğumu göstermem gerekiyodu.. gittim maça gözlerim dolu doluydu zaten maç sırasında.. düşünsene tüm yıl o gün için, finaller için çalışmışsın ama final maçında oynayamıyosun takımın senden mahrum.. çok acı çektim cidden belimin ağrısı nerde kaldı.. gerginliğimle birleşince de patladım canıım arkadaşıma hem de hiç haketmediği bi şekilde.. ne kadar üzüldüğü gözlerinden belli oluyodu ama kırılmadım diebiliodu hafif gülümsemeye çalışarak.. ama ben yedim içimi resmen neden neden neden? gerekiz yere çok çok çok sewdiğim insanları neden bu kadar üzebiliyorum, nasıl.. gönlünü aldım sanırım sonra ama olsun çok utanıyorum mahcubum da.. birikiyo salak saçma şeyler soora üzüyorum sewdiklerimi..
duygularımı annatmak için sanırım yeni gineli bi tercüman bulmak gerekcek-htta yeni de deil en eskisinden- çünkü bu ne türkçe ne ingilzice ne de bilindik bi bilde ortaya çıkcak gibi.. anlamıyorum kendimi ben.. ne kadar da yakın olsam ne kadar da güzel wakit geçirsem hala soru işaretleriyle doluyum.. gitmiyolar.. nası gitceklerde bilmiyorum..
güsel ama ilerleyiş.. etrafı takmadan yaşamak, ne derler nası düşünürler önemsemeden.. zaman lazım diycem tabiki herzamnki gibi..
zaman.. hızla akıp geçiyo...
soora,hastanede röntgen çekilmeyi beklerken koridorda gördüm onu.. heralde dedim heryerde onu görmeye başlıyorum nooluyo..:)
meğer herkes gelmiş ne kadar duygulandım anlatamam acımdan ağlayamamıştım bile ama o sahne beni benden aldı cidden.. iki elin parmakları anca yetiyodu saymaya.. hastanede moralimin yerine gelmesi için yapılan şeyler, anlatılanlar bizi hastaneden yaka paça atcak kadar abartıydı aslında ama çok mutlu ettiler beni..
istanbul ted şampiyon oldu.. benim belimi bu hale getirdikten sonra çok kutlamak istemedim onları aslında ama büyüklük bende kalsın dedim işte:P iki hafta sonra sahalardayım tekrar.. [bizimkleri ikna edebilirsem:( bu sefer çok kesin konuşuyolar.. sanırım milli takıma giremeden hokey kariyerim bitcek..:( ]
zihnimde de bi o kadar spazm yaşıyorum aslında.. okul deseniz çok kötü gidiyo çalışmak gelmiyo içimden olmuyo da zaten ama şu meşhur 'söz' lerim war ya hem kendime hem ailme werdiğim onlar getirdi zaten beni bu hale.. rahat olamıyorum dawul gibi gergin gergin dolanıyorum ortalıkta.. birilerine kesin patlıyorum.. ne kadar yakın olursam olayım..
geçen gün kendimden nefret ettim aslında çok feci bi gündü pazar günü.. yatağımdan hiç kalkmamam gereken bi gündü ama dayanamadım takımımı zaten yeterince yanlız bırakmıştım we en aznıdan onların yanında olduğumu göstermem gerekiyodu.. gittim maça gözlerim dolu doluydu zaten maç sırasında.. düşünsene tüm yıl o gün için, finaller için çalışmışsın ama final maçında oynayamıyosun takımın senden mahrum.. çok acı çektim cidden belimin ağrısı nerde kaldı.. gerginliğimle birleşince de patladım canıım arkadaşıma hem de hiç haketmediği bi şekilde.. ne kadar üzüldüğü gözlerinden belli oluyodu ama kırılmadım diebiliodu hafif gülümsemeye çalışarak.. ama ben yedim içimi resmen neden neden neden? gerekiz yere çok çok çok sewdiğim insanları neden bu kadar üzebiliyorum, nasıl.. gönlünü aldım sanırım sonra ama olsun çok utanıyorum mahcubum da.. birikiyo salak saçma şeyler soora üzüyorum sewdiklerimi..
duygularımı annatmak için sanırım yeni gineli bi tercüman bulmak gerekcek-htta yeni de deil en eskisinden- çünkü bu ne türkçe ne ingilzice ne de bilindik bi bilde ortaya çıkcak gibi.. anlamıyorum kendimi ben.. ne kadar da yakın olsam ne kadar da güzel wakit geçirsem hala soru işaretleriyle doluyum.. gitmiyolar.. nası gitceklerde bilmiyorum..
güsel ama ilerleyiş.. etrafı takmadan yaşamak, ne derler nası düşünürler önemsemeden.. zaman lazım diycem tabiki herzamnki gibi..
zaman.. hızla akıp geçiyo...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)