yaşadığım saat bu işte.. bu son bi haftadır eve en erken bugün geldim.. 11:15 sularında.. haa dün akşam ewdeydim biraz yoğundu kafam sınaw dolayısıyla.. yaw senin sınawların var, ya da ne biliyim hergün hergün ne iş gibi cümleler artık bana işlemiyo.. Ian var bizim biliyosunuzdur illaki bahsetmişimdir kanadalı bi exchange öğrencisi.. bi yıllığına gelmişti geçen sene bizim takıma da çok büyük katkısı oldu çok seweriz kendisini.. menfaatçilik olarak anlaşılmasın... neese çok gezicisiklon bi arkadaşımızdır bulut misali.. bi gün o ülkede bi gün diğerinde. frankfurttaymış p.tesi okulu açılcakmış hazır zaman bulmuşken bi gidip odtu hokeyi de göriyim demiş ve binmiş uçağa 2 günlüğüne gelmiş çarşamba günü.. çok eğlendik cidden.
geldiği gün şansa antrenmanımız wardı biz de ona hitaben özel maç düzenledik aramızda.. oynadık güldük düştük bağırdık soora bizim hocalara gittik takımdaki fizik asistanlarının.. ( gidişim olay oldu aslında ama olsun :P ) insanlar cidden çok içten geliyo bana takımdaki.. herkes nasılsa ööle arada illaki war buna uymayan ama olsun onları kapatıyo bence büyk çoğunluk..
neese işte o ilk akşam ööle geçti hocalarda oturduk baya geç saate kadar.. perşembe günü öğlen kalkabldim anca, yemekti dinlenmeydi kendime geliym di baya bi geç başladım derse ki cuma sınawım war.. çalıştım neyse.. soora akşam hoop ian'nın yanına.. tunalı gölgeye gittik gece 10 da (ben 10 a kadar ders çalıştım ama:) ) gölgede 4 rus kız + bi adamdan oluşan değişik bi grup wardı metalci.. böğürdü adam da böğürdü.. ama şov güzeldi adam ve yardımcısı- arada bi klavyeye dokunan ve seyirciye oynayan kadın- hariç diğer kızlar şarkı bittikçe kostüm değiştirip geliyolardı, bi melek bi şeytan falan filan.. erken kalkmam gerekiyodu ne kadar erken kalkılabilirse o saatte gittikten sonra.. 1 buçuktu.. sabah sınawım war.. hem de en kötü BA beklediğim.. salla gitsin dedi içimdeki ben de dinledim..
artık dışarı wurdum kendimi.. bangır bangır müzik olan yerler çekiyo beni her ne kadar öyle yerler bana en ufak haz vermese de.. bilinen burak ağırlıklı olarak klasik müzik dinler, en azından yawaş müzikleri sevip onları da kısık sesle dinler. düşünün arabada bile giderken müzik lastik seslerinin aralarından geliyo ama bu aynı burak bangırtıların arasından çıkmak istemiyo.. garip!
düşüncelere dalıyorum tüpsüz.. bağırmak geliyo içimden deşarj olma açısından ama yapmıyorum. lig de bitince artık stresimi atamamaya başladım heralde.. sanki eksik bişiler warmış bi yerde dengesizlik oluşmuş gibi hissediyorum.. aklımı dağıtıp odaklanmam gerek noktaları kestirebiliyodum ama şimdi yapamıyorum..
ileriyi düşünmeye başladım çıldırmış gibi.. ne olcak, ne olcam, neden, nasıl, nerde.. sinirlerim bozulmaya, olaylar daha çok karışmaya dersler alabora olmaya başladı sonra.. çırpındıkça batmaya, bağırdıkça sessizliğe kitlendim..
artık yeter şuraya bi de arka arkaya 2 iyimser yazı yaz diyosunuzdur okurken heralde ama aslında bu dediklerim de karamsar değil ki.. olanı anlatıyorum karamsar değilim.. sadece tırıvırı.. laf.. gülen bi ağız, kocaman bi burun, iki boş göz ve uzun saçlar.. ta taaa burak.. :)