Aralık 31, 2007
Aralık 30, 2007
"fdsfafdasfadsf" ne kadar güzel ifade ettim di mi.. ifadelerimin somutluğundan ve açıklığından kaynaklı bi huzur-mutluluk tabakası işlemiş durumda içime..
şu koyduğun resimde siyahlık warya hani ilk baktığında resme ne kadar güzel demene neden olan ve aynı zamanda çok baktığında da resmi bozduğunu düşündüren.. kendime çok yakın hissettim ben miyim ki o.. resim nerde peki... yook.. nerde? yoook nerde.. yooook... (aslında "o" ları her seferinde bir bir artırmak istememiştim ama iyi bi düzen olmuş, sevdim.) nerde? yoooook.. (beeeeş:D ) hadi geçmiş olsun!
neese..
yazık marsa.. 32 günlük daha mutlu huzurlu yaşantısı war.. ama belki de iyi gelir bu sarsıntı ona.. bööle bi titredi mi o açığa çıkan enerjiyle huzura erebilir.. bi nevi elektroşok.. ama açığa çıkan enerjiye yazık.. ben marsın yerinde olmak istemezdim. o kadar boşa harcıycak enerjim yok.. düşünsenize biri arkadan gelip güüüm die kafanıza koca taşı atcak.. etraf kan man.. siz de apar topar hastaneye serumdur iğnedir dikiştir bissürü bitkin düşceksiniz.. yazık değil mi marsa.. kıpkırmızı zaten iice kızarcak yardım eden de yok.. garibim.. çok üzülüyorum. haber de edemiyoruz... ayın arkasında kalmış düşman sinsice yaklaşıyo biz görmeyelim de haber wermeyelim die sanırım.. hadi geçmiş olsun..!
marsın üstünden dünyaya sarkarken ellerimin henüz atmosferden girdiği yerde takılakaldım.. sanırım içerden birinin beni çekmesi lazım.. ama dikkatli bakması da lazım çünkü parmaklarımın hepsi girmedi sadece 3 tanesinin azcığı.. çekerken momentimi iyi ayarlayıp çekmeliler.. kuvvet çarpı kuvvet kolu ya hani o bakımdan.. mesela neden kapının kolu menteşelerin olduğu yerin tam zıttındadır yolu uzun tutup kuwweti azaltmak için bu da ööle.. hadi geçmiş olsun!
haaa artık hongkong saatine göre yaşamaya karar werdim.. ne be bu bööle aynı saat diliminde yat kalk yat kalk.. kaşarlı piza dilimi gibi.. bi ekstantane yok... hadi geçmiş olsun!
çam ağacının altına konulası çoraplar yerine hokey çorabımı koysam olur mu kii.. bence tam süper olur altı da üstü de delik ya hediyem olmaz.. mükembel olur eğlenirim santafeeeeyle..:D hoş onun adı bööle değil ama olsun ben bööle çağırıyorum.. hadi geçmiş olsun!
sewiyorum seni Kurt Vonnegut... eğilerek yazdım bunu, saygıdan.. hadi geçmiş olsun!!
şu koyduğun resimde siyahlık warya hani ilk baktığında resme ne kadar güzel demene neden olan ve aynı zamanda çok baktığında da resmi bozduğunu düşündüren.. kendime çok yakın hissettim ben miyim ki o.. resim nerde peki... yook.. nerde? yoook nerde.. yooook... (aslında "o" ları her seferinde bir bir artırmak istememiştim ama iyi bi düzen olmuş, sevdim.) nerde? yoooook.. (beeeeş:D ) hadi geçmiş olsun!
neese..
yazık marsa.. 32 günlük daha mutlu huzurlu yaşantısı war.. ama belki de iyi gelir bu sarsıntı ona.. bööle bi titredi mi o açığa çıkan enerjiyle huzura erebilir.. bi nevi elektroşok.. ama açığa çıkan enerjiye yazık.. ben marsın yerinde olmak istemezdim. o kadar boşa harcıycak enerjim yok.. düşünsenize biri arkadan gelip güüüm die kafanıza koca taşı atcak.. etraf kan man.. siz de apar topar hastaneye serumdur iğnedir dikiştir bissürü bitkin düşceksiniz.. yazık değil mi marsa.. kıpkırmızı zaten iice kızarcak yardım eden de yok.. garibim.. çok üzülüyorum. haber de edemiyoruz... ayın arkasında kalmış düşman sinsice yaklaşıyo biz görmeyelim de haber wermeyelim die sanırım.. hadi geçmiş olsun..!
marsın üstünden dünyaya sarkarken ellerimin henüz atmosferden girdiği yerde takılakaldım.. sanırım içerden birinin beni çekmesi lazım.. ama dikkatli bakması da lazım çünkü parmaklarımın hepsi girmedi sadece 3 tanesinin azcığı.. çekerken momentimi iyi ayarlayıp çekmeliler.. kuvvet çarpı kuvvet kolu ya hani o bakımdan.. mesela neden kapının kolu menteşelerin olduğu yerin tam zıttındadır yolu uzun tutup kuwweti azaltmak için bu da ööle.. hadi geçmiş olsun!
haaa artık hongkong saatine göre yaşamaya karar werdim.. ne be bu bööle aynı saat diliminde yat kalk yat kalk.. kaşarlı piza dilimi gibi.. bi ekstantane yok... hadi geçmiş olsun!
çam ağacının altına konulası çoraplar yerine hokey çorabımı koysam olur mu kii.. bence tam süper olur altı da üstü de delik ya hediyem olmaz.. mükembel olur eğlenirim santafeeeeyle..:D hoş onun adı bööle değil ama olsun ben bööle çağırıyorum.. hadi geçmiş olsun!
sewiyorum seni Kurt Vonnegut... eğilerek yazdım bunu, saygıdan.. hadi geçmiş olsun!!
Aralık 27, 2007
Aralık 23, 2007
hani daralınca insanın içi, düğüm düğüm olur ya mide
hani karanlık üstüne üstüne gelir ya ne kadar da karanlığı sevsen de
hani güneş batarken son ışık hüzmelerini görmek için yırtınır ya ayçiçekleri
hani yutkunamazsın ya
etrafa sırıtan bi palyaçonun aslında içinden gümbürtüyle akan gözyaşları olduğunu biliriz ya,ya da en azından düşünürüz bazen
ya da birinci olcakken son anda dengesi bozulup son jump ta düşen patenci gibi
dağa tırmanıp tam zirveye gelmişken ayağı kayan bi dağcı,
dünya rekoru kırcağı sırada burnundan su kaçıp öksürük tutan ve yüzemeyen yüzücü gibi
paraşütü açılmayan paraşütçü
yanan alevlerin içinden atlarken kürkü tutuşan aslan
çatıdan atlayıp aşaadaki kadının üstüne düşen ve aşadakini öldüren kendi kurtulan kadın gibi
kaynayan çay bardağının içinden çıkan çay kaşığının yanagına basılması gibi
ekşimiş yoğurt yiyip artından kasalarca balık yiyen adam gibi
kütüpanede sıra sıra raflar arasında dolanırken koca rafa çarpıyomuş taklidi yapıp hepsini dewiren adam gibi
kışın ortasında havuza gidip sırılsıklam saçlarla dışarı çıkan çocuk
boğa güreşlerinin ortasına kıpkırmızı giyinip atlayan adam
domates festiwaline domateslerin içine taş koyup katılan çocuk
içip içip yolunu bulamayan şarapçı
suratında vizör yokken pakın hızla suratına çarpması gibi
sınaw sonuçlarını öğrenirken kriz geçiren öğrenci gibi
sokakta yürüken sıkışıklıkta yanşlışlıkla omuz yiyip yolun ortasına düşen we ezilen adam gibi
savaşın ortasında kalıp kocaman füzenin tepene düşmesi gibi...
daraldım...
hani karanlık üstüne üstüne gelir ya ne kadar da karanlığı sevsen de
hani güneş batarken son ışık hüzmelerini görmek için yırtınır ya ayçiçekleri
hani yutkunamazsın ya
etrafa sırıtan bi palyaçonun aslında içinden gümbürtüyle akan gözyaşları olduğunu biliriz ya,ya da en azından düşünürüz bazen
ya da birinci olcakken son anda dengesi bozulup son jump ta düşen patenci gibi
dağa tırmanıp tam zirveye gelmişken ayağı kayan bi dağcı,
dünya rekoru kırcağı sırada burnundan su kaçıp öksürük tutan ve yüzemeyen yüzücü gibi
paraşütü açılmayan paraşütçü
yanan alevlerin içinden atlarken kürkü tutuşan aslan
çatıdan atlayıp aşaadaki kadının üstüne düşen ve aşadakini öldüren kendi kurtulan kadın gibi
kaynayan çay bardağının içinden çıkan çay kaşığının yanagına basılması gibi
ekşimiş yoğurt yiyip artından kasalarca balık yiyen adam gibi
kütüpanede sıra sıra raflar arasında dolanırken koca rafa çarpıyomuş taklidi yapıp hepsini dewiren adam gibi
kışın ortasında havuza gidip sırılsıklam saçlarla dışarı çıkan çocuk
boğa güreşlerinin ortasına kıpkırmızı giyinip atlayan adam
domates festiwaline domateslerin içine taş koyup katılan çocuk
içip içip yolunu bulamayan şarapçı
suratında vizör yokken pakın hızla suratına çarpması gibi
sınaw sonuçlarını öğrenirken kriz geçiren öğrenci gibi
sokakta yürüken sıkışıklıkta yanşlışlıkla omuz yiyip yolun ortasına düşen we ezilen adam gibi
savaşın ortasında kalıp kocaman füzenin tepene düşmesi gibi...
daraldım...
Aralık 22, 2007
zıvana..!
boş bu ara zıvana neden ki..? çıktım çünkü ben :)) boş bıraktım zıvanayı gidiyorm.. ne demiş yazar: ".... , neese unuttum şimdi aklıma gelmedi:D ööle işte çıktım ya etraf tanıdık gelmiyo o bakımdan odaklanamıyorum olaylara.. boynum yalama oldu gelene kafa sallamaktan, dudaklarım çatladı sürekli sırıtmaktan, parmaklarım koptu sürekli kütletmekten, dişlerim gömüldü sürekli sıkştırmaktan, zıvana boş kaldı baurk gittiğinden... denizin en dibinde tüpümde yukarı çıkmama bile yetmiycek kadar az kalan havamla arıyorum inciyi.. bulursam hay hay.. ama ya bulamazsam ya da görürsem sadece, ulaşamazsam.. vah.. keşke yukarı çıkabilsem.. buzun üstünde body-check yedikten sora o hızımla sürüklenirken board'a doğru ne geliyo aklıma.. bu buz önceden suydu su denizde de var, aklıma gelme sırası şimdi denizdeki o inci ve baurkta soora birdenbire; denizdeki o inci, aslında hayal..! ve yazarın dediği şimdi geliyor aklıma.. diyor ki.. düşümdeki adam beni düşününce ben düş oluyorum... hadi bakalım.. düş müyüm, düştüm mü kalkıyo muyum..
Aralık 20, 2007
Aralık 16, 2007
3 kilo 5 yüz.. :)
artık pahalı pazarlar şimdi 3 kilo 5 lira :D nerde kaldı yüz müz.. (aile babası gibi konuşmaya başladım:) )bugün uyudum öğlen, kahvaltıdan sonra.. canım sıkıldı müzik dinlerken uyuyasım geldi yattım.. sonra arabanın anahtarı montumun cebinde ve montum da odamda yanımda olduğu için annemle babam dadandılar odama anahtarı aramak için, uyandım tabi.. sonra hadi sen de gel dedi annem pazara gidiyoruz.. geliyim dedim ben de uykulu uykulu.. çıktık gittik pazara yüzüncü yılda.. hava da çok soğuktu.. bisssürü insan o ona bağırıyo öbürü yok seçemezsin herkes seçerse noolcak diyo diğeri park yeri beklerken bulduğu yere çat die başka biri giriyo falan filan.. ben de üşüyorum:)
sonra, bişiler alcak annem, adam malını öwüyo tabi yok şööle yetiştidik, yok ankarada olmadı bu yıl dışardan geldi de o yüzden pahalı falan. soora dedi ki annem
-tamam we poşeti seçelim
-yok seçemezsin
-ya ver seçcem
-ya yok seçemezsin..
annem de "e almıyorum o zaman" dedi adam altta kalır mı.. "alla alla ben satmıyorum" demesin mi ben yarıldım tabi gülmekten.. 3435935 poşet bişiler aldık hepsini nası yiiceksek..:)
soora aile bağlarımı düzeltiyim die dedim ki hadi okulda size yemek ısmarlıyım.. ( babamla konuşmuyoruz ya hani..) sonra yedik piyatada bişiler, annem beğenmedi bi daha burdan yeme güzel değilmiş die öğüt bile werdi:) bağlar ii gibi bakalım..
ööle işte.. bu "pazar" gününü de "pazar"a giderek teptik.. hoş daha gün bitmedi..:P
Aralık 14, 2007
hooop.. baurk yine serbest düşüşte.. bööle fizik soruları wardır ya hani bi balonla bi adam yukarı çıkar we sora salaklığına doyamayıp hawaya doğru taş atar we o taş maximuma ulaşıp düşer ya aşağı serbestçe.. işte ben maximuma ulaşamadan düşmeye başlayan taşın üstündeki küçük tozumsu taşlar gibi hissediyorum.. düşeceğim kesin ama en tepeyi göremeden düşüyorum her seferinde.. düşmemek için ya adam balona binmeden önce yere baktığında kendimi iyi kamofie etmem lazım ya da taş yerine adam olmam.. zor değil bişeyleri istedikten hatta çok istedikten sonra gerçekleştirebilmek, bunu biliyorum ne kadar bilmiyomuş ya da imkansızmış gibi davransam da ama önüne geç(e)miyorum. kaçıp gitmek daha kolay geliyo bana..
belki de denildiği kadar warımdır.. bencilimdir ve beceriksizimdir.. sinirle söylenilen laflar di mi bunlar.. öyle ewt ama demekki sinirlenince böyle sözler aklına geliyo karşıdakinin yüzüme bakınca, ne kadar da yakın olursa olsun bana. ondan sonra durup düşünmek kalıyo bana ya da herşeyi bırakıp uyumak.. ki yaptığım da o.. yine kaçıyorum, hernekadar onlardan kaçsam da aslında kendimden kaçtığımı bilerek ve uyuyorum.. uyuyorum çünkü rüya görmüyorum çoğu zaman-görsem de hatırlamıyorum.. rüya görseydim, biliyorum çok fazla uyuyasım da gelmezdi beni orda da bırakmıycak bu düşüncelerim diye..
saçma sapan, beni yıpratan, hep kendimde suç bulduran düşüncelerime son verme zamanı geldi, geçiyo.. o yüzden kollarımı sıvayıp yapabildiğim en güzel keki yapmam lazım..
hoş zaman geçmiş bile olabilir..
belki de denildiği kadar warımdır.. bencilimdir ve beceriksizimdir.. sinirle söylenilen laflar di mi bunlar.. öyle ewt ama demekki sinirlenince böyle sözler aklına geliyo karşıdakinin yüzüme bakınca, ne kadar da yakın olursa olsun bana. ondan sonra durup düşünmek kalıyo bana ya da herşeyi bırakıp uyumak.. ki yaptığım da o.. yine kaçıyorum, hernekadar onlardan kaçsam da aslında kendimden kaçtığımı bilerek ve uyuyorum.. uyuyorum çünkü rüya görmüyorum çoğu zaman-görsem de hatırlamıyorum.. rüya görseydim, biliyorum çok fazla uyuyasım da gelmezdi beni orda da bırakmıycak bu düşüncelerim diye..
saçma sapan, beni yıpratan, hep kendimde suç bulduran düşüncelerime son verme zamanı geldi, geçiyo.. o yüzden kollarımı sıvayıp yapabildiğim en güzel keki yapmam lazım..
hoş zaman geçmiş bile olabilir..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
