Aralık 30, 2006
rahatlık...
Aralık 24, 2006
???
her şey bitti giyindik çıktık oradan sona bir yere gittik ve ben mal bir papağan gibi tekrar tekrar aklımdakileri sesli düşünürken.. bir ses onlar bıraktı gitti de sen de maçı bırakmadın mı, orada mıydı aklın dedi.. değildi işte en başında nedensiz orda değildi ama sonra onlarla birlikte gitti sanırım, bilmiyorm.. çözülsün biran önce başka bir şey istemiyorm final dönemi ve aklımda bir şeylerin soru işareti olarak kalmaması lazım.. sözlerimi hayallerimi yerine getirmem lazım we çalışmam.. öyle işte...
Aralık 18, 2006
nerden nereye..
- bir daha gelmeyeceğim baba oynayamıyorum, geri geri bile kayamıyorm
- biraz azimli ol hemen her şeyi bırakma onlar da ilk zamanlarda senin gibilerdi, alışma sürecini es geçemezsin..
işte bu dialog benim c.tesi günkü maçta ilk line oynayıp 2 tane ( hatta 3 ama file delindi diye saymadılar..:) ) gol sevinci yaşamama zemin hazırladı.. mükemmel bi maçtı gerçekten... izlemeyte gelenler coştu onlar coştukça biz attık.. ama bi ilk gol vardı kii... oyun başlıyo, face off tan hemen soora puck bana gelio ben defansa dönüyorum ve defans kaçırıyor, kontrol edemiyor... saniye 7, ve gol.. 1-0 ODTU geride.. ama moral bozmuyoruz hatta 1-2 dakka soora bizde atıp maçı lehimize çeviriyoruz.. takım tam bi takım gibi oynamaya başlıyor herkes dayanışma içinde ve 2. gol.. goller sıralandıkça daha iyi oynamaya başlıyoruz 3. ve 5. gollerin adı Baurk..:)) Vee sonuç ODTU 5- 2 Truva SK... çok güzeldi cidden o anı yaşamak o atmosferi tatmak herkes neşe içinde herkes bağarıyor flaşlar patlıyor cidden şüper şüper.. devamı gelmeli bu takım bunu hakediyor gerçekten..
maç sonrası... e kutlanması gerek değil mi..:) saat zaten geç olmuş kızılaya gidiyoruz, her zaman BST olarak gittiğimiz yere.. sabaha kadar eğlence buna deniyor sanırım:D saat 3:30 oluyor anca çıkabiliyoruz ordan her yerimiz ağırmasına rağmen... arkadaşlıklar güzel takım harika goller şüper e daha ne olsun darısı haftaya...:)
Aralık 14, 2006
gitti...

gitti ya o kocaman kıpırkıpır balığım "balıknaz"ım gitti ya arkasına bile bakmadan gitti... sabah anlamıştım biraz biraz aslında ama yakıştıramamıştım.. yemeklerini veriğimde atlamamıştı yeme her zamnki gibi dedim heralde artık uslandı..
"olur mu canım o kadar deli dolu balık.. yok yok saçmalama Burak neler düşünüyorsun sen..."
Oldu ama, gitti işte.. yatıyordu sırtüstü.. kocamandı ya o cüsseye hiç yakışmadı.. nereye gitti peki ne güsel yüzüyordu küçücük okyanusunda.. caf caflı ev de almıştım ona ben.. ama... ne yapmak lazım bilmiyorum nasıl unutacağımı da... tam da zamanında ha çok moralim yerindeymiş gibi her şey üstüste... sırada ne var..?
Aralık 05, 2006
ebşlebşülüşş..:)))
Kasım 28, 2006
sinir...
balık olmak.. bazen olayları hatırlamamak bazen istediğinde alıp başını yüzmek yüzmek yüzmek...
Kasım 22, 2006
20ler...:))

ve balıkhan doğdu işte... koskaca 19 yıl dolu dolu bitmiş vay be.. çabuk geçiyor aslında daha çift katlı pastalarımı üflerken aldığım hediyeleri açmaya gidecekmişim gibi bi his var içimde halbuki nerde kaldı peeh..:) büyüyoruz ya, olgunlaşıyoruz(!) aslında ben hep çocuk kalmak istemişimdir ama olmuyo tabi, hoş o zorlu okul senelerinde kalmak pek iyi olmazdı belki ama bu seviyede kalabilirim ya sanırım.. gerçekten çevremde iyi arkadaşlıklar var dostluğa adım atan yavaştan.. benim kadar içine kapanık birinin bu kadar kısa sürede bu kadar yakın arkadaşlıklar kurması... e hoş tabi ne biliim bu odtu beni baya deiştirdi sanırım "tam odtulü" yapamasada :p seviyorum ya etrafımdakileri, geçen zaman güsel ilerliyor.. devam devam..:)
ilk hediye... hayatımı bir pazıl parçası gibi kolayca birleştirmem dileği... benim gibi duygu yönü çok gelişmemeiş (ya da dışa vurma yönü dielim) bir insanı bile duygu küpüne dönştüren an... sevildiğini bilmek değer verilmek, verdiğin değerin karşılığını görmek hepsi en büyük hediye aslında... iyiki doğmuşum da iyiki tanışmışız değil mi..:D seviorum sizi yahu...
7 yıl soora başka gün yokmuş gibi benle ayın günde doğan kardeşim de baya büyüdü ya :D küçükken doğum günlerimin hep bana özel olmasını sadece bana ilgi göstermelrini istiyordum ama iremle aynı olunca bölünüyordu ilgi hatta küçük ya o onda birikiyodu şimdi durup bakıyorumda pek bi komikmişim ya, kavga ederdik pastanın üst kısmı yok benim yok senin diye.. neden? en süsülü yeri orasıydı çünkü, mumlar şemsiyeler hep orda olurdu... ee artık ayrıldı pastalar da tabi ben ayrı kutluyorum kutlarsam o ayrı, eskiden çağırırdık benim arkadaşları zaten kardeşleri de ireminkiler olurdu 30-40 kişi olurdu evde.. hehe geçen baktım da fotoğraflara duyan gelmiş gibi:D şimdi iremin arkadaşlarının yanında biz abes kaçarız tabi:D doğum günümüz kutlu olsun İrem'ciğim nice mutlu sağlıklı birlikte yaşlara...