Ağustos 06, 2007

kısa bi ara...

olaylar bi anda değişibiliyo di mi.. ben de bi olayım o zaman.. hayatta en değişken şey ne acaba? trafik ışıkları mı yoksa borsa mı yoksa yine zaman mı baskın bu konuda da.. yok yok benim.. her olaya göre değişiyorum iyi ya da kötü sadece karamsar düşünmemek lazım.. ama bu ara daralmış durumda içim.. üzgünüm hem de çok.. bi kaç gündür kötü hissediyorum ne kadar gülsem eğlensem de ( ya da öyle görünmeye çalışsam da..) etksi altındayım hala duyduklarımın gördüklerimin nası ifade edilceğini bile bilmiyorum ne demem gerektiğini nası yardımcı olmam gerektiğini neler dememem gerektiğini.. sürekli arasam ya da aradan zaman mı geçse bilemeiyorum.. bi anda 10 yıl sonra olsa keşke.. hani filmlerde oluyo ya alt yazı çıkıyo "10 yıl soora" diye, aynı mekan hatta koltukta oturuyo başroldeki adam hafif aklanmış saçlarıyla.. ööle olsun istiyorum..

neese...

gün geldi işte.. taa haziranın son günlerinde attığım bi msj.. " abi hazırlan ağustosun 7sinde randevumz war, koş koş..." we cwp: "hehe mal temmuz diiicektin heralde.." hayır cidden ağustostu o kadar uzak bi tarihti ama geldi çattı işte.. yarın 9:10 we 15 itibariyle ne diyceğimizi bilmeden belki heycandan titreyerek başımızı gözümüzü wurcaz italyanlara.. hafta sonu da kanatlanma wakti geldiyo.. heycan hat safhada planlar (çok yapmışsız gibi..) hazır. ama zaman uygunluğunu yitirdi bence.. en olmaması gereken zaman olduğunu düşünmeye başladım ama elden gelen bişi yok eski isteğim istemeyerek de olsa kalmadı gibi ama düşündükçe oluşan kıpırtı hala bişiler kaldığını gösteriyo sanırım...

gidiyorum/z yüreğimi(zi)n götürdüğü yerecesine... kalın saalıcakla... :)

Ağustos 04, 2007

N'oluyo bu dünyaya! Neden sadece dönmekle yetinmiyo..? değişik işte diğer gezegenlerden-en azından bildiğimiz etrafımızdakilerden.. monoton da değil, değişiklikler sürekli, durgunluk yok daha ne! neden insanlarla uğraşıyo neden sürekli bi gel-git var niye sadece 2 gün aynı kalamıyo dünyadaki insanlar neden bugün olan yarın olmuyo ya da olmayan oluyo.. neden hergün ölüm-doğum olmak zorunda? bu korkuyla yaşamamız için mi var dünya? yoksa niye var? amaç? ya da neden korkuyoruz madem "son" aynı, neden ağlıyoruz kaybedince ya da seviniyoruz başka durumlarda? eninde sonunda aynı olaylar bize de denk gelmiycek mi, kurtuluş mu var ki, yoksa o mu kurtuluş? neden düşen uçaktaymış gibi hissediyorum kendimi.. uzaklaşıyorum kendimden iyice sanki çok yakınımdaymışım gibi... uzaklar yaklaşsa da ben neden istediğim zaman gidememişim de gitmediğimi sandığımda ordaymışım?

neden şimdi bu kahve varki önümde? neden kokuyo? birazdan bitcek gitcek o da.. geldi ve gitcek. bunun için de korkmam mı lazım acaba? ya da neden bu gidiş beni üzmüyo da diğerleri üzüyo yoksa üzmelimi de haberim yok? neden her şey/herkes aynı değerde değil gözümde. neden çok sewdiklerim var. neden canımı bile veririm diyebiliyorum nereye verildiğinden habersiz, bazıları için.. yarısını versem de beraber gitsek soora aynı anda? alışmak neden zor görünüyo olaylara neden canım istemiyo alışmayı bazı şeylere. sürekli görsem sevdiklerimi konuşsam, gülsek hep.. neden ağlıyoruz ki. neden güçsüzüz? madem ağlıycaz çok gülünce, o zaman zewk aldığımız, bildiğimiz, eğlendiğimiz şeyler de kötü mü? istemiyorum ağlamak gülmeyimde mi yani?

neden bu adam bişi beceremiyo.. mesela neden döktü bütün kahveyi.. demiştim di mi gitcek o kahve de diye. gelen gidiyo bak! yeni de dolmuyo nereye gitti o da belli değil.. nası olcak bu iş? ben nereye gitcem ya da? niye gitcem? kim sordu? gitmiyorum! göndermiyorum da kimseyi. korkuyorum da söylerken. ama seviyorum etrafımdakileri. kötü düşünmüyorum ki.. geçmiycek işte düşündüklerim ya da istediklerim bu konuda..

neden üzülüyo ki sevdiklerim.. noolcak şimdi mesela? nası gelcek kendine? ne zaman eskisi gibi olcaz? olsak bile içindekiler değişcek mi? hayır! belli de etmiycek çoğu zaman.. üzmek istemiycek bizi de... neden böyle bişey var? madem gitcektik neden geldik ya! yatmıyorum da hatta, yarın tekrar kalkmıycak mıyım, yemek de yemiyelim tekrar acıkmıycakmıyız hatta yatağı bile toplamaya lüzum yok tekrar bozulmıycak mı.. haaa bozulmayabilir di mi doooru düşünemedim, kim demiş o saae kadar gitmiyceğimizi, garanti mi var.. yok! biliyorum. o zaman nası planlı olcaz? neden basbas baarıyolar..? istemiyorum düşünmek ya.. küçükkenki aklımı istiyorum geri versinler ya, büyüdükçe deliriyorum heralde bööle şeylere dayanılırmı ya!!

bu saat neden her baktığımda farklı. onları da sevmiycem yakında, onlar yaratıyo çünkü gitme gününü..

zorundalıktan nefret ediyorum ama zorundayım di mi.. korkuyorum.. gitmekten değil göndermekten..
03.08.07
cuma / 21:07
Konya Yolu