Şubat 28, 2007
Şubat 25, 2007
24 - BURAK
gene süper bi maç sorası.. gerçekten 2. periodu saymazsak süperdi oyun.. beyzbolculara özenip hawadaki puck ı sopamın kaşığıyla alıp kaleye atmam gerçekten hem şaşılası hem de alkışlanası bi olaydı ( biliorum megolomanlık yaptım ama cidden bence öle:D ) neden? çünkü takip çok önemli bu oyunda ii gözlem yapmak lazım we bunu yawaştan başarıyorum sanırım.. 2. golümde de yine takip ederekten orta sahada aldığım puck ı sürüp çalım atıp köşeden sayı yapmam da cabası :)) bu takımı bırakmam sanırım hayal oldu we artık bırakasım da kaçtı gibi.. ne biliim şimdiden soora bırakcam desem kimse beni iplemez, takmaz bile.. gitmiyceğime herkes inandı :D
ilk defa bi maça gülerek çıktım bu gün.. nedeni sanırım yeni formalardı. çok beğendim gerçekten we arkasında adımın yazdığı bi formayla oynamak cidden süper bi duygu.
annaşıldığı üzere 2 gol attım yine Truva'ya we ODTU 3-1 kazandı.. artık işimiz daha kolay play-off lara gidebilmek için ama görcez bakalım daha çok maç war önümüzde..:))
not: 1) beni şok eden bişi öörendim ki bugün maçtan soora Kızıl Kaplan bana talipmiş seneye. artık naaparım bilmem:P hehe.. :D ama aramızda kalsın haa kimseye demeyin :D
2) ne gaza gelmişim di mi şampiyon falan puhaha:)))
Şubat 24, 2007
sarıkamış...
yıl bi dokuz yüz çift sıfır gibi bişi eski yani baya. ben anaokuluna gidiorum hani şu müfettiş amcayı hakladığım okul, neese.. sarıkamış o sıralar karışık tabi.. terör olayları diz boyu her zamn dikkatli olmak zorundayız babamın mesleğinden dolayı.. çünkü o sıralarda yolları kesip otobüsleri durdurup atıyorum "15 numaralı yolcu dışarı" diyip aşağıya inince adamın kafasına tek kurşunla indiriyolarmış. 15 numaranın sahibi kim: bi subay.. nerden anlıyolar onun subay olduğunu da bööle bişi yapıyolar? otobüs şirketleri de sonuçta terörün eliinde orda herkes onların deynekçisi.. hadi otobüsleri geçtim kendi özel arabasıyla giderken yolunu kesip ailesi warmış yokmuş yanında umursamadan çekip silahı vuruyolarmış. bi keresinde daha yeni 3-5 yllık bi subayın arabasının önünü kesmişler yine küçük çocuğu we eşinin önünde öldürmüşler.. bu nasıl bi insanlık nası bi hırs..
tabi o zamnlarda ben en afacan halimle hiç bişiden habersiz kendi dünyamda gidip gelirken ankaraya bana sürekli tembihliyolarmış ewden çıkmadan falan.. "babanın mesleği ne diyince ne diiceksin ooolum?" diyomuş babam bende "kasap subay" diyomuşum her seferinde.. artık taşlara wurcaklar kafalaırını, " subay ne oolum sadece kasap diiceksin". subay yok die iice tembihlenip tamam annadım dedikten soora sorduklarında yine "kasap sssuu.. diyip ha sadece kasap" diomuşum.. düşünsenize otobüsü durdurup bana adamların soru sorduğunu... kasap desem bile kesin dalga geçer onların bişileriyle we yine öldürülürdüm yani :D
kahvaltı yaprken birden konu oldu da beni annatmaya başladı yine bizimkiler. bende bilmediğim benleri öğrenmeye dewam ediyorum böylece.. hem gülümsedim dinlerken kendime, hem içimdeki öfke daha çok arttı.. paylaşıyım dedim....
tabi o zamnlarda ben en afacan halimle hiç bişiden habersiz kendi dünyamda gidip gelirken ankaraya bana sürekli tembihliyolarmış ewden çıkmadan falan.. "babanın mesleği ne diyince ne diiceksin ooolum?" diyomuş babam bende "kasap subay" diyomuşum her seferinde.. artık taşlara wurcaklar kafalaırını, " subay ne oolum sadece kasap diiceksin". subay yok die iice tembihlenip tamam annadım dedikten soora sorduklarında yine "kasap sssuu.. diyip ha sadece kasap" diomuşum.. düşünsenize otobüsü durdurup bana adamların soru sorduğunu... kasap desem bile kesin dalga geçer onların bişileriyle we yine öldürülürdüm yani :D
kahvaltı yaprken birden konu oldu da beni annatmaya başladı yine bizimkiler. bende bilmediğim benleri öğrenmeye dewam ediyorum böylece.. hem gülümsedim dinlerken kendime, hem içimdeki öfke daha çok arttı.. paylaşıyım dedim....
Şubat 23, 2007
bütün çilekler mum, mumlar çilek mi ki...?

sonsuz mavi karşısındaki huzur... günler teker teker mona lisanın saçlarından dökülmeye başladı kimi yerleri girintili kimi yerler çıkıntılı.. yawaştan parçalar birleşmeye ve şekil netleşmeye başladığında artık anlaşılıyodu geri gitme vaktinin geldiği ve o parçalar tek tek sökülüp tekrar birleşmek umuduyla kutularına koyuluyorlardı. bi telaş bi koşturmaca.. ama umut dolu "tekrar birleşcez ve herşey güzel olcak".
günler birbirini kovalıyo ama farkındalık bende kayıp. gün kavramı saat kavramı hiç bişey yok. rahatlık hat safhada, gün istediğim zaman başlıyo istediğim zaman istediğim şekilde bitiyo. gözlerimi açıyorum kalkıp dışarı çıkıyorum o mükemmel mavi beni alıp uzaklara götürüyo, bıraksalar, yemek yeme ya da diğer ihtiyaçlarım olmasa da ordan hiç çekilmesem... karanlığımızı aydınlatan çilek, ısınmamızı sağlayan konuşan klima, eğlenmemizi sağlayan- ve beni hiç sevmeyen- kağıtlar, herşey ama herşey gayet güsel..
aklımda binbir düşünceyle konuşmaya dalmış gecenin bi saatinde kah gülüp kah eskiyi düşünüp, mavinin artık karanlığa dönüşmüş boşluk gürünümüne sgirip anki dünyanın önümüzde bittiği saatlerde gökyüzünde bi yıldızın hareketi ve dilekler...
dönme wakti.. ama bişeyler eksik kaldı wedalaşcak bişey, birileri.. dayanamdım ve güneşe beni biraz daha beklemesini söylerek çıktım evden söylemesem gidicekti çünkü vakti gelmişti, dağların ardında kalakaldı beni dinleyip.. sonra bi soğuk hissettim heryanımdan iğneler batırıyolar kulaçlarımı çıkarmama izin vermiyolardı. baloncukların ağzımdan çıkmasıyla nefesimin hızlanması birbirini izledi ve o an o mavide olduğumu denizde olduğumu anladım şubatta denizde olmak süper hernekadar soğuk da olsa girmem gerekiyodu içimde kalmasın die.. iple çekiyorum yazı...
Şubat 14, 2007
Şubat 12, 2007
pardoon 413 Hong Kong dan geçer mi?
geçer mi geçmez mi bilinmez ama sanırım ya Lonra ya da Hong Kong dan geçiyo.. en azından bizce :) ( buura-sena-ben). yine birlikteydik uzun bi aradan soora. aslında bu ara bu sefer cidden hiç olmaığı kadar uzun oldu.. günler uysa saatler saatler uysa günler uymuyo.. ( tmm kabul ediyorum ben sorun çıkarıyorum üstüme düşen %33 lükten 5-7 fazla :)) gittik yine herzamnki gibi atakulemize oturduk kafemizde içtik kahwelerimizi portakal sularımızı, konuştuk, dertleştik, fal baktı buura falan ööle geçti zamn güle konuşa.. soora yapcak bişi kalmadı kulede we her zamnki gibi başladık sızlanmaya "ne işimiz wardı da geldik yine bu kuleye" , "bidaha buraya gelmeyelim" vs vs.. ama bu cümleler sürekli mi aynı olur yaahu.. ama hiç bıkıp uslanmadan da gitmeye dewam ederiz kuleye.. neese soora gün bizim kocamaaan cinnahı yürüyüp tunalıya gitmeye karar wermemizle dewam etti ki bu da zaten önceden bilinen bi hareketti -e robotlaştık artık- soora biraz kitap film falan baktık we ordan da we elini kızılay- e lemana ayıp olmamalı:) konuşmalar gülüşmeler fotoraflar anlattıkça rahatlayıp rahatladıkça oburlaşıp yemek içmek soora saçmalamak herşey güsel olnlarla yaw şimdi senacan gidio norweçe bakalım neler beklio onu?
bu sabah ferhatlarda uyandım/k.. güsel bi geceydi 10 fark yemiş bi maçın ardından ilk önce karın doyurma çalışmaları soora o doymuş karınla içme:)) herzamn yaptığımız gibi maçtan soora hep birlikkte gittik rembetikoya.. içtim tabi yine rekabet de wardı bu sefer iddalaşma:P yok efendim ben daha çabuk bitirdim yok efendim bi daha.. yenilen pehliwan yenilgiye doymuyo cnm.. hehe bende dünkü b.ktum bugün koktum hesabı bişi oldum haa daha kaç zamndır içiyorum ki millete kafa tutuyorum di mi ama:P olsun o gole içilir di:D bi tane daha attım yaw 3 oldu delik fileyi de sayarsak 4 :)) bırakıcam die çıktım maça bu son maçım olcaktı artık eskisi gibi zewk almıyodum. yine neyin war die sorulan sorular arsında başladı maç soora birden bişi oldu we baya baya hırslandım çok bilinçli de olmasa gol de attım. bilmiyorum ne olur ilerde ama sıkılyo gibi oldum ciddi ciddi. ( en iisi hokey filminde kaçan çocuk olıyım ben:)) ) dinlemem lazım kendimi iice zamn lazım her zamnki kurtarıcım işte.. zor ama bu sewiyeye gelmemizi sağlayanın dedikleri oturdu içime o gece.. bu kadar insanı bi anda bırakcak mısın yani nedensiz hem de? bilmiyorum ya neden bööle oldu onu da bilmiyorum yine bilmiyorumlarla dolu oldu herzamnki gibi ama bilmiyorum neden bööle işte puff...
çıtır maceram da bitti sonunda... bak bu sefer isim de werdim "çıtır".. isim werdim wermesine de onlar bana paramı wermediler hala:P yakında işallah:D mahsun abiye çok üsüldüm ama yasık utanmasa aalıycaktı cidden sewdirmişim yaw ordaki herkese kendimi.. mutlu etti, üsüldüm bende benimsemiştim orayı hergün kendi kafemmiş gibi gidip isteiğim müziği takıp çayımı ya da neyse alıp kasanın başında oturmak güseldi yani:D arada öörencilerin yaprak testlerinde yapamadıklarını yapıp annatıyodum. bütün garsonlar bilio tabi odtulü olduumu alıp getiriolardı yapamadıkları soruları müşterilerin, allahtan yapamadığım çıkmadı:P deişik bi 25 gündü ya deişik bi deneyim.. we bitti bakalım bidaha ne zamn iş hayatına atılırım..
hep daha iiye.. güneş bizle takrar barışıp, tekrar küsene kadarki zamnanı iiyi değerlendirmeli.. ay istediği kadar barışık olsun bize yeteri kadar aydınlatmadaıktan soora illaki bi yerlerde görünmeyen, yapılmayan bişiler kalır... binmeli 413'e, gitmiyosa bile bi sooraki durağa kadar sanki Hong Kong a gidiomuş gibi hayal etmeli bence.. etmemeli mi yoksa..:) ?
Şubat 08, 2007
sen ben o...
"gördüğüm rüyanın etkisenden olsa gerek
garip bir hisle uyandım bu sabah
ya bugün o günse hayatın son günüyse
içimi kordu sardı bu sabah
sevdigim şeyleri düşündüm sevdiğimi insanları
gördüğüm ve görmediğim yerleri
son kez uyandıysam ve yapamadığım şeyler varsa
içimi korku sardı bu sabah
ya çok yalnızsam ya da bomboşsam
zaten bıkmışsam zamanı harcamışsam
sen ben o herkes aynı hikayede
başı ve sonu aynı gerisi farklı
bir yerden tutunduysak hayata
boşa geçirmemeli bırakmamalı
derdimiz yaramız acılarımız farklı olabilir
göz yaşlamızın tadı aynı
değişik çok başka gibi gözüken yaşamlar varsa da
pişmanlık herkes için acı olmalı
ya çok cahilsem hiç sevmemişsem
cesur olmamışsam zamanı harcamışsam
sen ben o herkes aynı hikayede
başı ve sonu aynı gerisi farklı
bir yerden tutunduysak hayata
boşa geçirmemeli bırakmamalı"
bu ne güsel bi şarkıdır yaaahu.... (şebnem ferah)
aşk cidden üç harf mi?

aşk.. ewt üç harf... ama içeriği.. kapsadıkları... bu kadar kısıtlı dağil elbet.. ruhumuzu ele almasını geçtim bedenimizin her hücresinde titreşime neden olan duygu, aşk.. uzun yıllar süren, şarap gibi gün geçtikçe değerlenen (ewlenince nooluyo bilmem)... sewdiğin için canını wermek her zorluğa katlanmak bu olsa gerek, bu resim gerçek midir bilmem ama değilse bile düşünme tarzı bile olsa reklam açısından, gerçekten büyüleyici bence.. gazetede görür görmez aralıksız kaç dakka baktığımı hatırlamıyorum.. etkilenmemek mümkün değil.. bana da nasip etsin.. :))
Şubat 05, 2007
kaçış...
soğuk rüzgarlar esiyo yine tepemde.. sıkılgalık geldi üstüme.. sisler,dumanlar war etrafta ilerisi görünmüyo neler olcak habersiz. herkese surat asasım gelio.. kendimi gördükçe sinirleniyorum daha çok surat asıyorum we dolabımdaki dier burak yüzünü alıyorum bu seferde sırıtık bişiler olsun istiyorum ama hepsi aynı gelio beğenmiyorum beencek gibi de değilim zaten, etraf bulanık dedim ya.. gitcem uzaklara o olcak.. keşke film karakteri olsaymışım ööle gözünü karartıp bi anda herşeyi yerli yerinde bırakıp kendi kendine uzaklara giden..ççok uzun zamn soora eskiye dönüp nelerin aynı kalıp nelerin deiştiğini görmek isteyen.. içimden hep o filmin içinde kalmak sürekli o filmde kaçan kişi olmak geliyo, o film hiç bitmesin sürekli dewam etsin istiyorum.. heryerden kaçıyım heryere alıştıktan soora bırakıyım oraları, onları da unutayım istiyorum.. konuşmak mı gerekiyo annatmak mı gerekiyo sıkıntıları.. istemiyorum ama ya.. sanki içimdeyken daha az acı werio gibiler aazımdan çıkarken yaralanıyorum heralde... istemiyorum konuşmak falan.. ama burak kaçıyo cidden uzaklara.. benden olduğu yerde ama içi deişiyo istemeyerek de olsa konuşmadan, sessiz we yawaştan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)