her geçen gün cidden yeni yeni bissürü şey ööreniyorum artık baya baya gözler oldum bunu.. okul olarak demiyorum orda her zamn ööreniyoruz zaten.. bu farklı gerçek hayat olsa gerek diorum kendi kendime.. bu kafe olayı insanlara bakışımı we insan çeşitliliğini görmemi güçlendirdi çünkü hergün yüzlerce insan gelio bişiler yiyo içiyo gidio. kimisi parasını öderken "merhaba" "iyi günler" "hayırşı işler" diyip gidio kimisi de parayı fırtlatır gibi koyup kasanın üstüne "3 çay 2 simit!!" diyip gidio. dikkat ederim ben nezakete bilirsiniz ööle olunca kafam atıyo parasının üstünü ne kadar bozuk warsa o kadar weriyorum. 3 milyon mu wercem 12 tane 25 kuruş werdiğim bile war.. biliorum hem nezaketten bahsedip hem bööle yapıyorum ama benimde belli bi sınırım war dimi.. :)
bu gün tam 2 hafta oldu orda çalışmaya başlayalı we sadece geçen c.tesi maç için izinliydim ya aslında izin onlar wermiiyo ben diorum bugün gelmiycem die adamların zorla beni orda tuttuğu falan da yok ama olsun başladığım işi en ii şekilde yapmak işte benimkisi.. pizza yapmayı falan da öörencem walla burhan abi ööretcek bana söz aldım:) o tarifi ondan başkası bilmiyomuş almanyadayken öörenmiş doorudur walla bööle incecik oluyo hamuru baya güsel oluyo ben sewiyorm yani:) soora deişik deişik sosları war hepsini ööretcek bana elini kesti geçen bişi doorarken de bi kaç gündür piza yapamıyo ama yarın söz werdi ööretcek elime alcam kaadı kalemi durcam başında walla. yaparım bi gün beraber yeriz:D
zaten burhan abiyle mahsun abi olmasa orası çekilmez haa bi de ibo abi..:)) ibo abi çok komik biri yaw 2000 senesinde batmış.. şirketi warmış reklamcılıkla ilgili falan organizasyon gibi bişiler sanırım çok kurcalamadım çünkü baya baya parası batmış we 1 sene bakırköyde yatmak zorunda kalmış yeni yeni kendime geliorum diyo ama görseniz o kadar sewimli o kadar güleç bi abi kii..:)) hah işte mahsun abi de özbek.. 5 yıl önce gelmiş Türkiye ye 4.5 senedir orda çalılıyo ilk zaamanlar tabi mutfakta başlamış işe ama daha soorları kendini sewdirip güwenilir biri olunca kasayı kapmış walla işte bu mahsun abi benim yardım ettiğim, işini elinden aldığım abi:P yok yok almadım iş falan ööle yanında duruyorum ( heh bu da yalan yanında falan durmuyorum ben geldiken soora bırakıyo kasayı bana o dier işleri yapıyo hayatta boş durmaz).. bu gün de izinliydi o çook uzun zamndır yerine bakcak kimse olmadığı için izin kullanamıyodu ben dedim en sonunda tmm dedim erkenden gelirim ben o izin kullansın yazık.. hergün 6 da gelip akşam 8 gibi gidio ( o da ben akşam kalıyorum die yoksa 10-11 gibi anca..) hehe işte dün akşam naapcaksın bakalım mahsun bey dedi burhan abi izinlisin ya hani.. mahsun abi annattı da annttı özbek yemeklerini özlemiş k.örende özbek lokantası warmış oraya gidip yemek yiycekmiş.. soora da hamama giderim falan dedi.. hehehehe burhan aabi durur mu ne hamamı ooolum akşamdan yat ozona tmm işte demezmi ben yerlerde zaten puhaha....:D
ööle işte neden annattım bu kadar şeyi bilmiyorum ama ööle yazıwerdi ellerim... hehe durun bişi daha söölemeden edemiycem geçen gene kasada duruyorum bi adam geldi we kibar konuşuyo " pardon banyo nerde acaba?" demez mi ben naapcaamı şaşırdım walla tuwaletin yerini gösterene kadar canm çıktı ne biliim komik diilmi bi kafenin tuwaletine banyo die hitabedilmesi. zaten o anda tuwalet de bi böbürlendi ben neymişim yaw dışlardan nası görünüyomuşum falan die koltukları kabardı ben hissettim:D
güsel geçio günler yani her ne kadar pazılımdan we semerkanttan( ki onla birlikte kaç tanesi daha wardı sırada) uzak kalsam da güsel.. ama okul başlamadan bi tatil şart.zaten önüne gelen CC wermiş allahtan fizik BB de.. ikinci dönem ii bişiler yapmalı yoksa olmaz walla:) o bakımdan planlar dolanıyo aklımda hayırlısı artık....
Ocak 30, 2007
Ocak 29, 2007
sobe ha.. iimiş:))
"hehe sobe diil çamlak çömlek patladı ben o diiiildim kii... üstümüzdekileri deiştirmiştik yuttun sende.. ahahahaha" ne oynardık saklambaç aklıma geldi şimdi sobelenince.. nerden başlasam bilemedim.. bişiler yazarım da 5 olur mu bilmem:D hadi bkalaım..
1) liseden başlıyım o zamn.. kötü bi liseydi aslında yer mewkii olarak şüperdi de (aşşası kızılay yukarısı tunalı) ısınamadım önceki okulumdan soora, neyse. o lise yıllarımda işte hayatta kopya çekemezdim kalkışmadım diil ama:) o da arkadaşların gazına gelip, benle alay ettiklerinde oluyodu çünkü en arka köşeydi benim yerim, kimse görmezdi orda beni ama ben hayatta çekemezdim işte... yerimi de wermezdim, başka arkadaşlar kopya için oraya geçmek isterlerdi ama ona da müsade etmezdim:D bi keresinde bütün sınıfa sosyoloji dersinde notları küçücük kağıtlara fotokopiyle çoğaltıp daıtmışlardı bana da werdiler tabi haliyle.. bende naapcam ki bunları dedim salak salak. ceketin cebine koy bakarsın dediler. bende tmm dedim bu sefer bende çekcem kopya:D soora koydum tabi. sınaw başladı ama ben bişi yapamıyorum okul puanımın yüksek gelmesi için de 5.00 yapmak lazım ama olmıycak sosyoloji kötü. dedim artık noolcaksa olsun wee çıkardım notları ama jet hızıyla sıranın altındaki kitapların arasına sokuwerdiim bakamadım yine bişi ama artık bi adım ilerlemiştim:D we o adımla da kaldım.. yapamadım bişi sınawda ama son sene olduu için hoca bi iyilik yapmış saolsun...
2) şimdi daha gerilere en gerilere gidelim.. anaokulundayım sarıkamışta.. bi gün hoca heycanlı heycanlı geldi we müfettiş gelcekmiş die etrafı düzenlemeye başladı bize falan bişiler bişiler söölüyo ama hatırlamıyorum tabi o kadar.. sınıf da süslüydü baya sanırım bi bayram ya da özel bi gündü onu da çıkaramıyorum. neese biz hazırlandık tembih edildik güsel güsel soora geldi sayın müfettiş amca.. birilerine bişiler sormaya başladı tabi.. sıra bana geldi we başımızın üstünde duran bi balonu göstererek bu ne renk çocuuum dedi bana. e bende cin, yaramaz, haşere.. dururmuyum bu cins soru karşısında.. "koskoca adam olmuşsunuz onun kırmızı olduunu bilmiyo musunuz" dememişmiyim.:D hoca tabi o balondan kaç kat daha kırmızı siz düşünün bizim de aile dostumuzdu hala da görüşürüz okuldan soora elimden tutttuu gibi ewe getirip anneme şikayet etmişti beni gerisini hatırlamıyorum walla:D alın size patawatsızlığımın en büyük örneği. o yaşlarda belliymiş nası olcağım:D
3) aşırı derecede uçak sewdiğimi zaten tüm yakınlarım bilir ama bunun gerçekten ne kadar derin olduunu bilmeyebilirler.. çünkü baya baya derin bi sewgi artık aşk falan da diebiliriz :) uçaklar geçerken gökyüzünden kaybolana kadar boynum kopana kadar gözlerimi ayırmam ööle seyrederim gelen geçen bana bakar yolda falan anlam weremez gülüp geçen çok olmuştur yani.. başka bi sewgi bu ya artık ben bile inanamamaya başladım walla:) gelin arabasını da pırpır uçak yaptırcaamı kimse bilmez mesela:D ewt gelin arabasu diil gelin uçağı olcak benimkisi işallah.. plakalara ewleniyoruz falan yazılıyo ya ben arkaya pankart yaptırıp onu uçurcam haa bu arada ben kullanıyo olcam bu uçağı hayalim ööle.. bi de çok param olursa bööle bahçeli ewim falan bi tane bu pırır uçaklardan alıp bahçeye mutlaka koycam bak demedi demeyin bunları kimseye söylemedim ben bu zamana kadar sadeci bi arkadaşım bilio sanırım ona da sööedikten sora baya dalga geçmişti benle:D ama naapıyım ööle sewiyorum alla alla...:)))
4) kimseyi sewememeye başladım duygusal olarak son 3-4 senedir.. unutamamak war işte ama he rseferinde bööle bişi olmadığını söölüyorum. artık inanmıyorum siz de inanmayın bütün uuraş çaba uunutmak içinmiş bunu anladım.. neden derseniz telefonuna uşaltım sonunda ama konuşamıyorum hala.. ses dinleyip kapatan sapıklardan olcak sanrım ben ilerde.. bu da günümüzden olan cinsliğim işte... takıntılıyım ben ulaşılmazı sewiyorum işte.. lisede hoşlandığımı sandığım kız arkadaşımın arkasından da ki bilkentte şimdi bilenler wardır baya bi dolandım yani lafın gelişi ama o beni ne kadar uzaklaştırmaya çalıştıyca ben daha yakın olmak istedim. neden takıntılıyım yeni yeni anlıyorum işte.. kaybetmeyi hazmedememe war bende işte hırslı diilim desem de inanmayın feciyim o konuda aslında ama çok belli etmem içten içe.. sinir olurum gıcık olurum deişikim yani neese daha fazla konuşursam soğuycaksınız benden:)))
5) son olarak... okul we spor hayatım boyunca büründüğüm en ezik halimi we salaklığımı sööliyim size ama başkasına demek yok:P utanıyorm walla bundan ben çok ya..:D polatlı dayız orta 2 deyim okul basketbol takımına seçildim o zamn oynardım baya baya delisi diildim de futbol oynamayı sewmezdim (hala da seemem sadace seyrine bayılırım) arkadaşlar da sürekli futbl oynarlardı bende onlar futbol oynadıkça basket oynardım gelişti bööle bööle oyunum we aldı koç beni de takıma ii güsel herşey güsel ilerliyo antrenmanlar süper çalışmalar disiplinli falan neese maç günü geldi çattı ankaraya gelicez maçlar ankaradaydı otobüsümüz geldi okulun içinde bekliyoruz hazırlıklar falan ben dayanamadım we koçun yanına gidip "ya hocam kaç dewrre we kaçar dakkadan oynıycaz şimdi biz" dedim koç bana şööle bi baktı resmen gözleriyle beni darma dağın etti we "bırakıyım mı şimdi seni burda tek başına götürmiyim de rezil ol okula maça gidiyoruz we sen bana kaçar dakkadan kaç yarı oynıycaz diosun" dedi. ben yerle bir olmuş yok hocam kem küm eh hıh mıh falan dierekten kaynadım herkesin arasına işte soora otobüste açıklama yaparken bastıra bastıra 20 şer dakkadan 2 dewre dedi bana bakarak ben yine ezip büzük.. ( o zamnlar 10 ar dakkadan 4 period yoktu ) düşünsenize okul takımındasın turnuwaya gidiosun ne zamndır çalışıyosun hiç mi izlemedin yaaahu bi maç ayıp walla ya..:D
ööle işte daha neler çıkar kimbilir düşünsem şimdik bunlar çıktı ama bende bitmez cinslik/salaklık:D
uuu geldik en heycanlı kısma.. yeni ebeler... haahaha tabiiiki n.o.f.t.ordinary wee alchemy dökülün bakalım..:)))
1) liseden başlıyım o zamn.. kötü bi liseydi aslında yer mewkii olarak şüperdi de (aşşası kızılay yukarısı tunalı) ısınamadım önceki okulumdan soora, neyse. o lise yıllarımda işte hayatta kopya çekemezdim kalkışmadım diil ama:) o da arkadaşların gazına gelip, benle alay ettiklerinde oluyodu çünkü en arka köşeydi benim yerim, kimse görmezdi orda beni ama ben hayatta çekemezdim işte... yerimi de wermezdim, başka arkadaşlar kopya için oraya geçmek isterlerdi ama ona da müsade etmezdim:D bi keresinde bütün sınıfa sosyoloji dersinde notları küçücük kağıtlara fotokopiyle çoğaltıp daıtmışlardı bana da werdiler tabi haliyle.. bende naapcam ki bunları dedim salak salak. ceketin cebine koy bakarsın dediler. bende tmm dedim bu sefer bende çekcem kopya:D soora koydum tabi. sınaw başladı ama ben bişi yapamıyorum okul puanımın yüksek gelmesi için de 5.00 yapmak lazım ama olmıycak sosyoloji kötü. dedim artık noolcaksa olsun wee çıkardım notları ama jet hızıyla sıranın altındaki kitapların arasına sokuwerdiim bakamadım yine bişi ama artık bi adım ilerlemiştim:D we o adımla da kaldım.. yapamadım bişi sınawda ama son sene olduu için hoca bi iyilik yapmış saolsun...
2) şimdi daha gerilere en gerilere gidelim.. anaokulundayım sarıkamışta.. bi gün hoca heycanlı heycanlı geldi we müfettiş gelcekmiş die etrafı düzenlemeye başladı bize falan bişiler bişiler söölüyo ama hatırlamıyorum tabi o kadar.. sınıf da süslüydü baya sanırım bi bayram ya da özel bi gündü onu da çıkaramıyorum. neese biz hazırlandık tembih edildik güsel güsel soora geldi sayın müfettiş amca.. birilerine bişiler sormaya başladı tabi.. sıra bana geldi we başımızın üstünde duran bi balonu göstererek bu ne renk çocuuum dedi bana. e bende cin, yaramaz, haşere.. dururmuyum bu cins soru karşısında.. "koskoca adam olmuşsunuz onun kırmızı olduunu bilmiyo musunuz" dememişmiyim.:D hoca tabi o balondan kaç kat daha kırmızı siz düşünün bizim de aile dostumuzdu hala da görüşürüz okuldan soora elimden tutttuu gibi ewe getirip anneme şikayet etmişti beni gerisini hatırlamıyorum walla:D alın size patawatsızlığımın en büyük örneği. o yaşlarda belliymiş nası olcağım:D
3) aşırı derecede uçak sewdiğimi zaten tüm yakınlarım bilir ama bunun gerçekten ne kadar derin olduunu bilmeyebilirler.. çünkü baya baya derin bi sewgi artık aşk falan da diebiliriz :) uçaklar geçerken gökyüzünden kaybolana kadar boynum kopana kadar gözlerimi ayırmam ööle seyrederim gelen geçen bana bakar yolda falan anlam weremez gülüp geçen çok olmuştur yani.. başka bi sewgi bu ya artık ben bile inanamamaya başladım walla:) gelin arabasını da pırpır uçak yaptırcaamı kimse bilmez mesela:D ewt gelin arabasu diil gelin uçağı olcak benimkisi işallah.. plakalara ewleniyoruz falan yazılıyo ya ben arkaya pankart yaptırıp onu uçurcam haa bu arada ben kullanıyo olcam bu uçağı hayalim ööle.. bi de çok param olursa bööle bahçeli ewim falan bi tane bu pırır uçaklardan alıp bahçeye mutlaka koycam bak demedi demeyin bunları kimseye söylemedim ben bu zamana kadar sadeci bi arkadaşım bilio sanırım ona da sööedikten sora baya dalga geçmişti benle:D ama naapıyım ööle sewiyorum alla alla...:)))
4) kimseyi sewememeye başladım duygusal olarak son 3-4 senedir.. unutamamak war işte ama he rseferinde bööle bişi olmadığını söölüyorum. artık inanmıyorum siz de inanmayın bütün uuraş çaba uunutmak içinmiş bunu anladım.. neden derseniz telefonuna uşaltım sonunda ama konuşamıyorum hala.. ses dinleyip kapatan sapıklardan olcak sanrım ben ilerde.. bu da günümüzden olan cinsliğim işte... takıntılıyım ben ulaşılmazı sewiyorum işte.. lisede hoşlandığımı sandığım kız arkadaşımın arkasından da ki bilkentte şimdi bilenler wardır baya bi dolandım yani lafın gelişi ama o beni ne kadar uzaklaştırmaya çalıştıyca ben daha yakın olmak istedim. neden takıntılıyım yeni yeni anlıyorum işte.. kaybetmeyi hazmedememe war bende işte hırslı diilim desem de inanmayın feciyim o konuda aslında ama çok belli etmem içten içe.. sinir olurum gıcık olurum deişikim yani neese daha fazla konuşursam soğuycaksınız benden:)))
5) son olarak... okul we spor hayatım boyunca büründüğüm en ezik halimi we salaklığımı sööliyim size ama başkasına demek yok:P utanıyorm walla bundan ben çok ya..:D polatlı dayız orta 2 deyim okul basketbol takımına seçildim o zamn oynardım baya baya delisi diildim de futbol oynamayı sewmezdim (hala da seemem sadace seyrine bayılırım) arkadaşlar da sürekli futbl oynarlardı bende onlar futbol oynadıkça basket oynardım gelişti bööle bööle oyunum we aldı koç beni de takıma ii güsel herşey güsel ilerliyo antrenmanlar süper çalışmalar disiplinli falan neese maç günü geldi çattı ankaraya gelicez maçlar ankaradaydı otobüsümüz geldi okulun içinde bekliyoruz hazırlıklar falan ben dayanamadım we koçun yanına gidip "ya hocam kaç dewrre we kaçar dakkadan oynıycaz şimdi biz" dedim koç bana şööle bi baktı resmen gözleriyle beni darma dağın etti we "bırakıyım mı şimdi seni burda tek başına götürmiyim de rezil ol okula maça gidiyoruz we sen bana kaçar dakkadan kaç yarı oynıycaz diosun" dedi. ben yerle bir olmuş yok hocam kem küm eh hıh mıh falan dierekten kaynadım herkesin arasına işte soora otobüste açıklama yaparken bastıra bastıra 20 şer dakkadan 2 dewre dedi bana bakarak ben yine ezip büzük.. ( o zamnlar 10 ar dakkadan 4 period yoktu ) düşünsenize okul takımındasın turnuwaya gidiosun ne zamndır çalışıyosun hiç mi izlemedin yaaahu bi maç ayıp walla ya..:D
ööle işte daha neler çıkar kimbilir düşünsem şimdik bunlar çıktı ama bende bitmez cinslik/salaklık:D
uuu geldik en heycanlı kısma.. yeni ebeler... haahaha tabiiiki n.o.f.t.ordinary wee alchemy dökülün bakalım..:)))
Ocak 27, 2007
zaman...
"Zamanın iki yüzü var, dedi kendi kendine Hayyam, iki boyutu; uzunluğunu güneşin seyri belirliyor, kalınlığını ise tutkular..."
(semerkant)
(semerkant)
-mak/ -mamak
yazmak ya da yazmamak, çizmek ya da çizmemek, okuamak ya da okumamak, uuraşmak ya da uuraşmamak, dinlemek ya da dinlememek, savmak ya da savmamak, yalan atmak ya da atmamak, sewmek ya da sewmemek, unutmak ya da unut(a)mamak, deişmek ya da deişmemek, çalışmak ya da çalışmamak, inanmak ya da inanmamak, planlamak ya da planlamamak, gitmek ya da git(e)memek, gelmek ya da gel(e)memek, haykırmak ya da haykır(a)mamak, aramak ya da aramamak, inanmak ya da inan(a)mamak, güvenmek ya da güven(e)memek, paylaşmak ya da paylaşmamak, sürünmek ya da sürünmemek, uçmak ya da uçmamak, yüzmek ama ıslanmamak, bakmak ama görmemek, beraber olmak ama anlayamamak, çıkmak ya da çıkmamak, inmek ya da inmemek, dinlemek ama inanmamak, inanmak ama rol yapmak, içerlemek, düşünmek uzuuun uzun, anlayamamak bilememek düşünememek çıkaramamak sonuçsuz kalmak ağlamak bağırmak kızmak affetmek alttan almak kendine saklamak yine yeni yeniden başlamak durmamak durduramamak tawiz, ödün wermek, tekrar, düşmek ama çarpmamak, anlatmak ama anlaşılamamak, öğretmek ama öğrenmemek öğretememek, bulmak ama öyle sanmak, yakalamak ama sahip olamamak, nefes almak ama sorgulamamak çünkü istemek, tercih etmek, kabullenmek, zorlanmak, oluruna bırakmak, yemek, içmek, zıçmak, acıkmak, susamak, dolaşmak, uyumak, dinlenmek, seyretmek, bakınmak, olmak ya da olmamak kısacası ya da değil...
Ocak 25, 2007
ilk görüşte...
dewamını tahnin edebilirsiniz sanırım bu başlığın.. deişik duygular artmaya başladı içimde.. entresan bi gündü bugün gazetelerin içine gömülmüş kasanın başında onlarla debelenirken meğer neler oluyomuş dünyada.. meğer kimler geliomuş kafeye kimler gidiomuş. kimileri etrafı seyredip kimlileri kawga edip kimleri gülüşüp konuşup kimileri sadece çaylarını yudumluyo.. kimileri kalabalık kimileri yalnız kimileri çift kimileri sadece arkadaş kimileri yaşlı kimileri genç bissürü bissürü insan ama dikkat geçen sadece biri... yine gelmeli yine görmeliyim.. yarınlar çabuk gelmeli.. unutuyorum eskiyi farkediyorum içimdeki deişimi ama olaylar çabuk gelişmeli zamn daha hızlı geçmeli. hemen, hemen olmalı bazı şeyler. hadi...
Ocak 20, 2007
Ocak 17, 2007
burak olmak..
Zor!! hemde çok.. Bey falan değil bu sadece Burak.. verdiğin değer kadar görmeden, beklesende olduğu kadarıyla yetinen Burak.. zor cidden.. yine değer, yine karşılıklı ilişkiler.. insanlar, karakterler, hayaller, sisler, bulutlar, varlar, yoklar, dağlar, tepeler, yollar, her şey ama her şey önemli Burak'ta. Neden bu kadar önemli? cevabını bulmak istiyorum her seferinde ezilen taraf olmamalıyım aslında bu ezilme diğer ezilmelere de benzemiyor ama Burak'ça öyle.. Çünkü onun yapmayacağı,yapamayacağı olaylar.. karşısnıdaki söz konusu olduğu zaman derinlemesine düşünüp, kırılganlığı en azına indirgemek, sonuna kadar dinlemek ve hemen kestirip atmamak. olmadı mı ? çözüm yolları aramak bulmaya çalışmak...
neyse çok yazamıyrum yine içimdekileri tercüme edecek şarkılar lazım bir an önce.. kimseyi suçlamıyorum ama yine. kendimi suçluyorum bu sabah da konuştuk aslında bir arakadaşımla ama tatmin olamadım, yazmalıyım dedim ama çok bir şey yazmadım kapalı kaldı biliyorum ne yapayım artık..
neyse çok yazamıyrum yine içimdekileri tercüme edecek şarkılar lazım bir an önce.. kimseyi suçlamıyorum ama yine. kendimi suçluyorum bu sabah da konuştuk aslında bir arakadaşımla ama tatmin olamadım, yazmalıyım dedim ama çok bir şey yazmadım kapalı kaldı biliyorum ne yapayım artık..
"Burak Bey"
hehe "Burak Bey" oldum ben artık... son iki gündür öyleyim. aslına bakarsan hiç bey olcak havam yok şu aralar zaten ben yine değilim ama herkes öyle diyor, zorundalar çünkü birden hött diye başlarında türedim. bu nereden geldi, neden geldi, kimmiş, neymiş, diye anlatılmadan işte Burak Bey dendim.. hani yeni birini aldılar işe diye düşünseler, kasa da yeniye emanet edilmez kiğ diyolardır içlerinden.. ee bu kim o halde? "Burak Bey" işte. hehe komik değil mi.. bence değişik valla.. olayları bir görseniz orda acayip komik gelior bana. kasanın başında durduk yere etrafta kimsecikler yokken birden puahah diye patlayan bir adam duruyor, böyle saçl,ı yarım sakallı falan ki Burak Bey bu. e kim görse ne yapıyor bu adam der müşterilerden... ama insanlar cidden komik.. aslında belki bu "komik" kelimesinin yerine gelecek daha iyi bir kelime vardır ama bulamıyorum.. ama bakın komik değil mi: bir kadın geldi elinde adisyonu falan yok ne yediğini içtiğini söyledi, allahtan onların fiyatını ezberlemişim, neyse aldım parayı üstünü werdim falan ama bilgisayardan düşmem lazım oturduğu masadaki hesabı ki karışmasın sonra. kadına dedim ki nerede oturuyordunuz? o da ya ben Ankara'da oturmuyorum, gezmeye geldim, dedi:))) gülmeye başlasam bir daha beni kimse susturamayacak zaten, tutamıyorum da ne yapcağımı bilemedim ve yok, burada nerede oturdunuz, hangi masada? dedim. kadında güldü haa dedi yolculuk heycanı heralde.. sonra bir garson geldi söyledi de kurtuldum:D
öyle yani.. bir tane ibo abi var, böyle kısa, tombul bir şey... acayip komik, o da bir şeyler anlatıyor anlatıyor, gülüor falan böyle normalde bana despot ol dediler ( bana dediler nasışl olacaksam) ama o adam gelince böyle gülmeye başlıyorum içimden zaten bir şey demeden:D öyle işte garip bakalım ne olacak bu işin sonu.. başladık maden getirmek lazım gerisini.. ama karar verdim not defteriyle gideceğim bir daha ki olayları saatleriyle kaydedeyim..:)) ha saat demişken ordaki saat 6:20 de duruyo ya, buna karar verdim ben. gitmiyor 6 dan sonra zaman akmıyor.. bakalım ne olacak, hoş benim saat de ona uyup takılıyor orda. e o saat benimkine göre büyük ya bastırıyor çekim alanına giriyor tabi :D neyse görüşürüz.. beklerim diyemiyorum utanırım ben çünkü hehe...
öyle yani.. bir tane ibo abi var, böyle kısa, tombul bir şey... acayip komik, o da bir şeyler anlatıyor anlatıyor, gülüor falan böyle normalde bana despot ol dediler ( bana dediler nasışl olacaksam) ama o adam gelince böyle gülmeye başlıyorum içimden zaten bir şey demeden:D öyle işte garip bakalım ne olacak bu işin sonu.. başladık maden getirmek lazım gerisini.. ama karar verdim not defteriyle gideceğim bir daha ki olayları saatleriyle kaydedeyim..:)) ha saat demişken ordaki saat 6:20 de duruyo ya, buna karar verdim ben. gitmiyor 6 dan sonra zaman akmıyor.. bakalım ne olacak, hoş benim saat de ona uyup takılıyor orda. e o saat benimkine göre büyük ya bastırıyor çekim alanına giriyor tabi :D neyse görüşürüz.. beklerim diyemiyorum utanırım ben çünkü hehe...
Ocak 14, 2007
Ocak 12, 2007
kim kiii?
Kim olacak bundan sonra
uyandığımda soğuk yatağımda
kim dinleyecek kalbimi
bakacak hep yüzüme
güzelmişim gibi sanki
kim tutacak son anda
bedenimi havada
düşen uçurumlarda
ben tutarken nefesimi
ağzından aldığım
ağzımda sakladığım
uçup gitmesin diye
biz büyür dünya değişirken
birbirimizi düşünüp başkalarıyla sevişirken…
kim sevişecek kalbiyle
inandırıp sevgiye
uyutup nefesiyle
kim ısıtacak teniyle sanki sıcak evim olup
kış vakti okul dönüşünde
uyandığımda soğuk yatağımda
kim dinleyecek kalbimi
bakacak hep yüzüme
güzelmişim gibi sanki
kim tutacak son anda
bedenimi havada
düşen uçurumlarda
ben tutarken nefesimi
ağzından aldığım
ağzımda sakladığım
uçup gitmesin diye
biz büyür dünya değişirken
birbirimizi düşünüp başkalarıyla sevişirken…
kim sevişecek kalbiyle
inandırıp sevgiye
uyutup nefesiyle
kim ısıtacak teniyle sanki sıcak evim olup
kış vakti okul dönüşünde
Ocak 11, 2007
özgürlük..?
düşünmek lazım bu kelimeden ne anladığımızı iyice kavrayabilmek için.. ne anlarsınız mesela? ne gelir akla ilk? değişik değişik, belki kimsenin aklına gelmeyecek belki en klişle şeyi söyleyeceksiniz ama bi civciv gözünde sadece bu.. ne olacaksa ordan çıkınca..ya bir çocuğa gitcek çok sevimli olduğundan ya da bir çiftliğe ya da çirkin olacak belki ve suratına bile bakılmayacak.. ama o sadece çıkmak için çabalıyor dışarıda ne olursa olsun, ne olacaksa olsun sadece çıkmak.. hedef giriyor işte burada araya. hedefler... onlarsız yaşanmıyor onlarla da. neden? çünkü anlamsız oluyor onlarsız bütün yaşam herşey "neden?" lere bağlanıyor, e olduklarında da büyük oluyorlar. insan olarak doyumsuzluk ve en iyiye hedef var çünkü içimizde en inkar edilmeyeninden.. sonuçlar her zaman istenildiği gibi olmayınca hedefler çuvallıyor sonra karmaşa, karışıklık, düşünme, içe kapanma ne bileyim bunun gibi bilimum zımbırtı. sonra en başa dönüp ee ne oldu şimdi diye soru kısmı... çıktım ben o yumurtadan saydık o kadar gün çizdim o kadar satır.. ee ne oldu..? ne olcaktı ki.. ?
sonuç?...

haksız mıyım ki acaba?
Ocak 10, 2007
Ocak 08, 2007
çıkmaz...
gerildim yine.. gece saat olmuş 2 ben ders çalışacağımm diye azimle oturuyorum.. oluyor mu bir yararı onu da bilmiyorum, göreceğiz bakalım.. korkuyorum ama.. korkuyorum çünkü kendime vediğim sözlerin ya da isteklerimin teker teker çıkmaz sokaklara girdiklerini görmeye başlıyorum..
yol bomboş 5-6 şeritli ilerliyor halbuki ama olan oluyor ve bir anda bir tabelayla dönüveriyorum bir tarafa orası daha eğlenceli, daha güsel, daha rahatmış gibi gelior.. aslında o ilk bakıştaki göz yanılması olayını farkedemiyorum hatta o kadar kaptırıyorum ki kendimi olaylar eğlenceli devam ediyor bıraksam sonsuza kadar sürecek gibi, bırakıyor muyum...? ama ilerledikçe tabelaların uyarıları da azalıyor nasıl olsa gidiyorum ya yol da boşveriyor beni. o da kesiyor uyarı tabelalarını yavaştan.. ilerliyorum sonra o etraftaki güsellik git gide kayboluyor.. sanırım akşam oluyor iyice görünmez oluyor tabelalar ve işte o anda artık dönüşü olmuyor gittiğim yerin, sonu beni nereye çıkarcaksa razı olmak zorunda kalıyorum ya da
kalacağım kestiremiyorum çünkü gelmedi o son henüz.. çekmeye devam ediyorum. bu oyunda geri alma yok mu ya!! olmuyor mu!! verilmiyor mu öyle bir hak.. aldanmamam lazımdı halbuki o ilk tabelalara.. zaten en baştan gideceğim yolun sonu güzelliklerle beni bekliyordu.. ama ben dayanamayıp saptım ve dönemiyorum çünkü artık bu yol tek şerit ve görüyorum arkamdan gelenler de var, kah tanıdıklarım kah madıklarım... sonuçta olmuyor ve dönemiyorum ve anlıyorum bu yol çıkmaz sokak!! kalakalacağım sonunda... o sonun gelmesini istemiyorum acaba dursam bir şeyler değişir mi? arkamdan gelenler var, acaba onları da durdurabilir miyim? durmak zorundayız artık bir şeyleri kenara bırakıp gerçek, o bırakıp geldiğimiz yolumuza bakmalıyız her zaman o tabelalar eğlendirmeyecek bizi..
ve duruyorum artık çarparlarsa çarpsınlar arkadakiler bakalım ne olacak. en çok ben mi hasar göreceğim acaba..?
ama olsun inatla duruyorum ve bekliyorum umarım kurtarıcıların gücü yeter beni o kadar derinden kurtarmaya... zorundalar da, biliyorum ukalaca bir istek bu noktadan sonra ama olsun.. kurtarılmayı bekliyorum!!!
yol bomboş 5-6 şeritli ilerliyor halbuki ama olan oluyor ve bir anda bir tabelayla dönüveriyorum bir tarafa orası daha eğlenceli, daha güsel, daha rahatmış gibi gelior.. aslında o ilk bakıştaki göz yanılması olayını farkedemiyorum hatta o kadar kaptırıyorum ki kendimi olaylar eğlenceli devam ediyor bıraksam sonsuza kadar sürecek gibi, bırakıyor muyum...? ama ilerledikçe tabelaların uyarıları da azalıyor nasıl olsa gidiyorum ya yol da boşveriyor beni. o da kesiyor uyarı tabelalarını yavaştan.. ilerliyorum sonra o etraftaki güsellik git gide kayboluyor.. sanırım akşam oluyor iyice görünmez oluyor tabelalar ve işte o anda artık dönüşü olmuyor gittiğim yerin, sonu beni nereye çıkarcaksa razı olmak zorunda kalıyorum ya dakalacağım kestiremiyorum çünkü gelmedi o son henüz.. çekmeye devam ediyorum. bu oyunda geri alma yok mu ya!! olmuyor mu!! verilmiyor mu öyle bir hak.. aldanmamam lazımdı halbuki o ilk tabelalara.. zaten en baştan gideceğim yolun sonu güzelliklerle beni bekliyordu.. ama ben dayanamayıp saptım ve dönemiyorum çünkü artık bu yol tek şerit ve görüyorum arkamdan gelenler de var, kah tanıdıklarım kah madıklarım... sonuçta olmuyor ve dönemiyorum ve anlıyorum bu yol çıkmaz sokak!! kalakalacağım sonunda... o sonun gelmesini istemiyorum acaba dursam bir şeyler değişir mi? arkamdan gelenler var, acaba onları da durdurabilir miyim? durmak zorundayız artık bir şeyleri kenara bırakıp gerçek, o bırakıp geldiğimiz yolumuza bakmalıyız her zaman o tabelalar eğlendirmeyecek bizi..
ve duruyorum artık çarparlarsa çarpsınlar arkadakiler bakalım ne olacak. en çok ben mi hasar göreceğim acaba..?
ama olsun inatla duruyorum ve bekliyorum umarım kurtarıcıların gücü yeter beni o kadar derinden kurtarmaya... zorundalar da, biliyorum ukalaca bir istek bu noktadan sonra ama olsun.. kurtarılmayı bekliyorum!!!

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

