Önümde, masada hayaller, planlar, istekler, kitaplar, kalemler, bir kaç resim, bira, biraz su ve şu an bunları yazabildiğim bilgisayar var.
Az önce hayallerimden -onları gerçekleştirmek adına bilgisayarımda çözmeye çalıştığım testlerin asında soluk almak adına- kafamı kaldırıp biramdan bir yudum alacaktım ki hemen masanın köşesinde duran kitapların içinden ucu hafif dışarı çıkmış resimleri farkediverdim.
Ardından bana hatırlattığı bir kaç şarkıyı buldum internetten ve şuan onları dinleyip arada parmaklarımı klavyeden çekip biramdan yudumlar alıp geri dönüyorum yazmaya.
Anlatacak çok şeyim var, yazacak cesaretim olmasa bile. Laf uçup gidiyor sonuçta, söylediğini unutabilir insan en azından unutmak için hatırlamıyorum der ve inandırabilir kendini, olmazsa karşısındakini. Ama yazdıkların önünde sonunda buluyor seni. Uzun süre önce okuduğun kitabı hatırlamak için sayfaları karıştırırken arasından düşen bir kağıt parçası oluyor belki, belki de maillerinde oluşturduğun klasörlerin arasından rastgele seçip okumaya karar verdiğin, eskiden cevap verilmiş bir mail. Sen burada okuyorsun anlamaya çalışıyorsun. Belki ne diyor bu yine diyorsun ama uğraşma ben çok anlatamıyorum bu aralar.
Gömüldüm kendi içime. Sokaklarda sadece ben dolaşıyorum yine.
5 yorum:
dinlemedeyim..
bunu bilmek ne güzel şey..
:)aynen
aslında bilmukabüdü yazacaktım ama o kelimeyi her yazmaya kalkıştığımda tdk'yı açıp kontrol etmekten sıkıldım, öğrenemedim gitti :P
yemin ederim ben de en az 5 kere bakmışımdır o kelimeye hatta bi kaç tane daha var :D hahahaa
Yorum Gönder