Kasım 15, 2012

Gece yarısını geçti saat. O hala odasında. Sadece masa lambası açık. Lamba yukarı bakıyor, lamba hizasının üzerinde olan bir kaç nesnenin gölgesi darmadağın tavana vurmuş, anlamsız, saçma, korkunç. O yüzden tavana çok bakmıyor. Hala önündeki beyaz sayfaya bir şeyler yazıyor bir hışımla ve aynı serilikle siliyor çoğunu. Üzerlerini karalıyor daha çok, karalarken kağıtta çıkan ses sinirlerini daha çok bozuyor ve aniden tepkileri sakinliyor. İşte yine yaptı. Beğenmedi yazdığını ve kağıdı fırlattı. Kağıt masa lambasının üzerinden geçerken tavandaki saçma şekillerin üzerini yavaşça kapladı sonra eski haline geldi tavan, karmakarışık ve korkunç.

Kağıt yere düştüğü an müzik değişti. Planlanmış gibi. Sakindi aslında müzik de ama hızlandı birden. Kağıdın masadan uzaklaştırılmasına kızan birileri var gibiydi melodilerin içinde. Fakat aslında o kağıt diğerlerinin yanına, yanları defterden koparıldıkları için zarar görmüş, kendi gibi yaralanmış diğerlerinin yanına gitmişti. Belki tekrar birleştikleri için mutlulardı kopanlar ve belki diğerlerinin de bir şekilde yanlarına geleceğinden emin gibi heyecanlılardı, kimbilir.

Öyle olmadı ama. Müziği değiştiren ve tavanda çeşitli karaltılar oluşturarak kendinden altı önceki kağıdın yanına düşen kağıttan sonra uzunca bir süre bir yenisi havalanmadı. Müzik de hep aynı tonda devam etti. Hatta gecenin karanlığı, kalemin kağıttaki sesi, adamın nefes alışı, belirli aralıklarla hapşırması ve yudumladığı kahvesinin boğazından geçerken çıkardığı can çektirici ses... Hepsi aynı tonda devam etti uzunca bir süre. Sanki zaman durmuş, adam yazacağı şeyi bulmuş ve yazdığı ona bu zamana kadar verdiklerinin kat kat fazlasını vermiş gibi, bir gülümse haliyle, devam etti yazmaya.

Sonra diğerlerinin aksine tek değişen yüzündeki gülümseme oldu adamın. Gece de hala aynı karalıktaydı halbuki tavandaki izler de aynı karmaşıklıkta.. Adam aniden yazmayı bıraktı. Suratı yerçekimine bıraktı kendini ve gözlerinden iki damla yaş düştü kağıda. Biri nokta oldu son cümleye, diğeri son cümleyi yaşanmış kılma adına mürekkebini dağıttı diğer cümlelerin üzerine. 

Ve adam kalktı, hemen arkasındaki yatağına -açmadan- usulca uzandı, gözleri masadakinden daha ıslaktı şimdi.

Hiç yorum yok: