Bu zamana kadar on bini aşkın parça birleştirdim. Kimilerini birleştirirken aklımdaydın, kimilerini zaten beraber birleştirmiştik. Baktığım yerlerde birleşmeyi bekleyen parçalar gördüğüm zaman içimin cız etmesine dayanamayıp hemen kalkardım yerimden, gidip onun sevdiğini bulmaya yardım ederdim. Bulup taktıktan sonra karton parçalarının tebessüm ettiğini görebilir misin? Ben görebiliyordum işte. Sonsuz teşekkürlerini iletirlerken diğer yanlarındaki boşluğu da doldurmam için yağmurda ıslanmış ve aç kalmış küçük bir köpek yavrusu gibi bakıyor olurlar sanki. Dayanamazsın. Gidip yüzlercesinin içinden ararsın onun istediğini. Bulunca kendin de çok sevinirsin, karton da. Karton diyip geçme onun da sevebileceği bir yüreği var derim sürekli. Düşünürüm. Gördüklerim ve yaşadıklarım öğretti bana bunu. Her nesnenin sevebildiğine ve bağlanabildiğine inanırım. Mesela yatağımın üstünde üzgün ama çok sevimli surat ifadesiyle duran eşeğim... Onu bir gün görmemezlikten gelsem üzgün suratı artık gerçeği ifade etmez mi. Onun da pamuk dolu içinde, pamuk gibi bir kalp yok mu? Var elbet ama hayal ettiğin/m kadar.
Sen de hayal ettiğim kadar varsın artık. Bu bir gerçek! Bunu bana zorla öğrettin, süründürerek belki, belki de gülümseyerek. Ama kazanıyorsun. Benim başarısızlığım değil sen başarıyorsun. Sen gidiyorsun uzağa. Sen bırakıyorsun dünyayı. Onun sana hükmetme amacı yok sen dolandırıyorsun aklını ya da benimkini. Sen suçlusun evet ama hayal ettiğin kadar değil. Daha fazla. Ben bırakıyorum hayallerimi şimdilik. Bakmam gerekiyor önüme, bilmem gerekiyor... Yerde sere serpe yayılmış parçalara bak. Komikler şimdi, her biri kendi eşinin en az 50 parça uzağında. Biririni tamamlayan parçalar çok alakasız yerlerde. Ama bunu sen farkında değilsin. Farkında olan ve mutsuz olan benim ve o parçalar, sen yaşamana bak.
Sen de hayal ettiğim kadar varsın artık. Bu bir gerçek! Bunu bana zorla öğrettin, süründürerek belki, belki de gülümseyerek. Ama kazanıyorsun. Benim başarısızlığım değil sen başarıyorsun. Sen gidiyorsun uzağa. Sen bırakıyorsun dünyayı. Onun sana hükmetme amacı yok sen dolandırıyorsun aklını ya da benimkini. Sen suçlusun evet ama hayal ettiğin kadar değil. Daha fazla. Ben bırakıyorum hayallerimi şimdilik. Bakmam gerekiyor önüme, bilmem gerekiyor... Yerde sere serpe yayılmış parçalara bak. Komikler şimdi, her biri kendi eşinin en az 50 parça uzağında. Biririni tamamlayan parçalar çok alakasız yerlerde. Ama bunu sen farkında değilsin. Farkında olan ve mutsuz olan benim ve o parçalar, sen yaşamana bak.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder