Nisan 04, 2015

Başka birinin hayatını yaşıyorum. Her şeye o karar veriyor. Ama bunun olması çok anlamsız çünkü karar vermek çok zor, kaldı ki her zaman doğru karar vermek imkansıza yakın. Bunu nasıl başardığına dair en ufak bir önermem yok. Resmen beni ele geçirmiş kuklanın iplerini bir geriyor bir serbest bırakıyor. 

Başım döndü.

Beklediğim hayat bu değil. Baktığım açıya göre değişiklik gösteren büyük bir mutluluğum var. Ama bu değil. Hep daha fazlası hep daha derini. Düşünen bir kafaya sahip olmak çok zor. Ne düşünürsen düşün. Önemli olan düşünmemek. 

Neyseki uçuyorum. On bin metreden dünya o kadar güzel görünüyor ki. Tarifi çok zor. Güneş o kadar güzel doğuyor ki, ay çöl üstünde aslında o kadar güzel yol arkadaşı ki. Hele o bembeyaz zirveli dağlar, o kadar güzel dinleyiciler ki.  

Hayatı paylaşma konusuna set çekmiş olsam da artık birine ihtiyaç duymaya başlıyor olabilirim. Uzaklaştırdığım insanlar, uzaklaştığım ya da yanımdaymış ya da yanındaymışım gibi yaptığım insanlar gerçekten konuştuklarımın sayısını katladı. Böyle sadece kendi kendine yaşamak güç. Ama ben çok seviyorum. Tüm negatifliğini de bilsem hep onu seçiyorum. Seçmeye devam edicem gibi de duruyor.

Asıl olan ne biliyor musun, yine kendimi eskileri anlatırken yakaladım. Eskiler çok eskide kalmaya başladı ben de çok eskilere uçmaya. Her seferinde aldığım yakıt bir öncekinden fazla oluyor. Uzak mesafe uçuşlarına hazırım. 

Hiç yorum yok: