Mayıs 24, 2012

İlk Uçuş


22.05.2012
FAM-1  TC-CCU

Hayatım boyunca bu anı beklemişim. Evet aslında bilinçli (!) bekledim. Duyulan geçmiş zaman pek yerinde kullanılmamış gibi görünebilir, ama öyle. Farkında değilmişim ne kadar mükemmel bir şey yapıyor/yapacak olduğumun, ne kadar istekli beklediğimin, ne kadar heyecanlı olduğumun.

Hocam, yanına üstümü başımı düzeltip gittiğim, yaklaşırken adımlarımın hızının yarısına düştüğü, konuşmaya nasıl başlayacağımı ilk ne söyleyeceğimi sürekli düşündüğüm, hava kuvvetlerinden emekli jet pilotu, binlerce uçuş saati olan mükemmel bir adam.

Her şeyden öte, bana yıllardır beklediğim şeyi öğretecek insan. Saygı duymak için en önemli neden bu, diğerleri çok önemli değil.

Harici kontrolleri ilk kez hocayla birlikte yaptıktan sonra uçağa  bindik ve motor çalıştırmadan önceki kontrolleri beraber yaptık yine. Daha sonra "Her şey tamam sıra motor çalıştırmada" deyince benim motor çalıştırınca ileri fırlamasın diye frenlere sıkı sıkı basan bacaklarım hafiften titremeye başlamıştı.

Kulaklıkları takıp artık aprondan ayrılmamıza bir kaç dakika kaldığında heyecan gitti yerini merak aldı. Taxide uçağı yerdeki sarı çizgide tutma kısmında kan-ter içinde kaldım zaten daha piste çıkmadan.

Kalkış için kuleden izin isteyip "CCU, İyi uçuşlar" cümlesini duyduktan sonra gaz kolunu tam ileri verdik ve ben hayatımın en heyecanlı 5-6 saniyesini hatta hayatımın en heycanlı 45 dakikasının ilk 5-6 saniyesini yaşamaya başladım.

Rüzgarın içinde Başkent Üniversitesine doğru kalktık. Sonra Konutkent-Dodurga-Gölbaşı-Kabasinantepe.

Kalkıştan sonra hocam uçağı toparlayıp 'meydan turundan ayrıldığımızı kuleye bildir hadi' dedi. İlk kule konuşmam:

- Eti Kule, CCU, Meydan turu terk edildi.
- İyi uçuşlar CCU

Sonrasında "Kontrol sende" dedi hoca. "Kontrol bende" !!

Ama ne yapacağıma dair en ufak fikrim yok. 'Hızımızı koruyarak 4500 feet'e tırmanıyoruz', tekrarladım ve hızı sabit tutmaya çalışarak irtifa almaya başladım.

Her gün yaklaşık 35 km ve 40 dakika yol gidip geldiğimiz uçuş okulundan bizim evin oraya 5 dakikada gelmiştik bile. Çalışma alanına geldiğimizde ben kontrolleri sımsıkı tutuyormuşum ki hoca "Biraz rahat bırak da manevra yapabileyim" dedi :) Gücüm sanırım heyecandan biraz daha artmış olacak havada.

Yaklaşık yarım saat bir kaç hareket yaptık, sağa dön sola dön alçal yüksel irtifa ve motor devri sabit tut gibi komutlarla ben gayet Gölbaşının üzerinde ufacık uçağımı bir o yana bir bu yana döndürdüm. Aşağıda hiç bu kadar keyif vereceğini kestiremediğim manzara...

Sonrasında zaman doldu geri döndük ve hop diye indik. 'Nasıl inişti ama' dedi hoca, mükemmel hocam soru mu bu diyiverdim, Giderken tutturamadığım sarı çizgileri bu sefer taxide biraz daha başarılı yaptığımı düşünerek aprona kadar geldim.

Hoca hemen uçak durunca ve ben motoru susturunca hemen inip yanıma geldi ve nasıldı dedi. Suratımdan hazzım fazlasıyla belli oluyor olacak ki dur daha bu başlangıç tamamen kendin uçurmaya başladığında çok daha güzel olacak dedi, sırtımı sıvazladı ve deftere imza atmak için kotrol kısmına ilerledi. Arkasından da sırıtık ben.

Uçaktan o kadar gururlu indim ki, hiç bir şey bana o anda zarar veremez beni incitemez gibiydi. Hayal etmek çok büyük ve çok derin bir kavrammış. İnsan yapamayacağı, elde edemeyeceği şeyleri hayal de edemezmiş. 

Sanırım 45 dakikalık bu ilk uçuşum için şu an kitap yazabilirim :)

2 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

bir sırıtık da benim şu anda :D

:)))))))))))))))

ama o son lafa öyle demezdim ben.. hani "yapamayacağı şeyi hayal edemezmiş insan" demişsin ya.. hayal ettiği her şeyi eğer hakkını vererek ve cidden kafasında/kalbinde yaşayarak hayal etmişse illa ki bir gün yapar desek ona ;)

öpüyorum çok.. o an orada olmayı çok isterdim diyecek oldum bi an, sonra düşündüm, o anı ve senin heyecanını ve suratındaki ifadeyi birebir gözünün önüne getirebilecek olan nadir insanlardan biri olduğumu fark ettim birden :)) hep böyle gül:)

baurk... dedi ki...

senin son cümlen çok daha güzel olmuş evet :) ben benim yazdığımı bir yerde okumuştum geçenlerde..

teşekkür ederim :))ama evet ben de bu müthiş heyecanımı çok daha etkili paylaşabilmeyi isterdim hem senle hem emreyle. ama bir şekilde sizi de hissediyor olmakla yetindim sorun yok yani.. :)