Kasım 28, 2011

Pilot Oluyorum...

Çok güzel günler. Hayatımın geri kalanı için uzun zamandır istediğim adımları attım geçen hafta. Yolum çok uzun ve zorlu farkındayım ama başlamak ve inanmak bitirmenin yarısıdır demişler.

Havaalanının içinde yaşıyorum bir haftadır. Sıcacık kahvemi dondururcasına esen rüzgara inat iki elimle sıkıca tutup ısınmaya çalışırken havaalanının kenarında yürüyorum derse girmeden önce. Sınıfın  balkonu var kocaman, teras gibi. Bütün havaalanı ayaklarımın altında, erkenden taksiye çıkan kargo uçakları, kalkış için kuleden onay bekleyen diğerleri, eğitim uçakları, özel jetler, yangın söndürme uçakları... Hepsi dizilmişler yanyana, birinin onları uyandırmasını bekliyorlar. 

Ders başladıktan çok az sonra da sesleri gelmeye başlıyor yavaş yavaş. Ben ister istemez arkama dönüp camdan dışarı bakıyorum hiçbir kalkışı kaçırmamak için, pek mümkün olmasa da. Ders aralarında üşümeyi yine göze alıp balkonda alıyorum soluğu, bazen o da yetmiyor aşağıya inip biraz daha yaklaşıyorum onlara. 

Hislerim gerçekten çok yoğun, kelimelere dökemiyorum. Sürekli mutluyum demek de istemiyorum. Korkuyorum çünkü. Sürekli kötü bir şey olacakmış gibi bir çekince var içimde. Düşünmemeye çalışıyorum o yüzden. Ama bilirsin ben düşünmemeye çalışırken neler neler düşünebiliyorum..

Harika olacak, inanıyorum. Düşünsene beni, üniforma, gözlük, arka kanadı mavi küçücük beyaz bir uçağın önünde, içinde... Şu an matertalistim ve/ama bu bana inanılmaz enerji veriyor, mağzur gör biraz.