Gösterişli ve bol gökdelenli şehirlerdeki gökdelenlerden bir tanesinin tepesinde oturmuş gibiyim, etrafım ışıl ışıl, karşımda onlarca şişe. Renk renk, şekil şekil. Kimi tek bir yudumda beni yere sermeye yetecek, kimi ise "Bu kesmedi beni" dedirtenlerden...
Yalnızım. Amaçsız. Anında karar verdim, dolabımı açtığımda ilk hangi kot ve t-shirt gözüme çarptıysa onları geçirdim üzerime. Attım kendimi sokağa, arkamda birkaç çift meraklı göz ve soru sormaya çalışan beyinle...
Neden? Bilmiyorum.
Yürüdüm, aslında gidilecek nokta tam kesin değilken. Buldum sonra, içerden yükselen çığılıkları umursamadan çıktım merdivenlerden. Oturdum barın o yüksek, en ufak hareketinle dönen sandalylerine, en büyüğünden söyledim biramı, hemen biten bardak aynı serilikle doldu bir kaç kez.
Bir sürü şey geçti aklımdan o dakikalarda. Bir sürü soru.. Amacım büyük çoğunluğunu açığa çıkarmak olsa da cevaplayamadım çoğunu, yapamadım. Olmadı yine!
Son yudumumda şunu söyledim ve kalktım oradan...
Yalnızım. Amaçsız. Anında karar verdim, dolabımı açtığımda ilk hangi kot ve t-shirt gözüme çarptıysa onları geçirdim üzerime. Attım kendimi sokağa, arkamda birkaç çift meraklı göz ve soru sormaya çalışan beyinle...
Neden? Bilmiyorum.
Yürüdüm, aslında gidilecek nokta tam kesin değilken. Buldum sonra, içerden yükselen çığılıkları umursamadan çıktım merdivenlerden. Oturdum barın o yüksek, en ufak hareketinle dönen sandalylerine, en büyüğünden söyledim biramı, hemen biten bardak aynı serilikle doldu bir kaç kez.
Bir sürü şey geçti aklımdan o dakikalarda. Bir sürü soru.. Amacım büyük çoğunluğunu açığa çıkarmak olsa da cevaplayamadım çoğunu, yapamadım. Olmadı yine!
Son yudumumda şunu söyledim ve kalktım oradan...
"Tek başıma gidip bir bara oturduğumda içtiğim biradan keyif alıyorsam aklımda sen olduğun içindir."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder