Kasım 16, 2009

Evet yazar, belki o kitabını yanıma almadım bu yolculuğa çıkarken ama elimdekiler bitince bir yerlerden bulacağım, söz. Şimdi trendeyim. Kafamı pencereye yaslamış dışarıyı izliyorum. Kasımın tam ortasında ve epeyce kuzeyde olmama rağmen güneş pırıl pırıl parlıyor yazar. Havada tek bulut yok, ufuk çizigisi çok uzaktaki dağlarla kesiliyor. Dağların eteklerinde onlarca yeldeğirmeni var. Dönüyorlar bilinçsizce. Manzara harika. Aslında farkediyorum ki dağlar gerçekten çok uzak. Orman ve tarlalar var etrafta. İşte şimdi daha yakından görebiliyorum yeldeğirmenlerini. Hala dönüyorlar. Hızlılar. Yakalamak istedikleri bir şeyler olabilir. Hayatı yakalamayı deniyor olabilirler mesela ama oldukları yerden bunu becerebilceklerini sanmıyorum pek. Ben sürekli bir yerlere giderek, bir şeyler yaparak yakalamaya çalışıyorum ama başarıyor muyum bilmiyorum. Bana yetiyor ama hayat memnun mu onu da bilmiyorum. Bilmediğim ne kadar çok şey var değil mi, evet evet öyle.

Hiç yorum yok: