Aralık 25, 2008

Diyecek bir kaç lafım var.

Şimdi, geçenlerde Tübitak ödülleri verilmiş her bilim ve mühendislik dalında. Bunların arasından bir ödül bile ODTÜ den çıkmamış. Neden acaba? Çünkü bizimkilerin kıçı havada. Öyle yetiştiriliyoruz, öyle görüp ona göre davranıyoruz. Kıçımı kaldırıp mezun edecekler beni de yok efendim Odtülü olmak ayrıcalık vay efendim seni havada kapacaklar falan falan. Nerde ya, öyle bir dünya yok artık. Artık adamlar çalışma görmek istiyor, isim kalmadı, icraat lazım. Aha ne kaldı şurda mezuniyete, beğenmediğimiz üniversitelerdeki adamlar kapmışlar tübitak ödüllerini bilimde fizikçilerden başka doğru dürüst ödül alan olmamış o kadar bilim dalının içinde, ama nerde Odtü'deki fizikçiler, onlar anca öğrencilerin onurunu kıracak, onları sürekli yanıltacak ve puan kıracak sorular sorsunlar, gayet suratlarına bakmadan dersi anlatıp gitsinler ondan sonra kıçları havada onlar gibi öğrenciler yetiştirsinler de bu ülke kalkınsın, biz de Dünya-hadi Dünyayı geçtim Avrupa- bizi saysın, bizi de projelerine katsın diye kıçımızı yırtalım. Oldu anam!

Hem fizik çürüyor gittikçe. Bu teknolojiyi işimize yarayaacak diye geliştiriyoruz da zamanında tapılan adamların kemikleri sızlıyodur eminim. Adam yememiş içmemiş sürekli düşünmüş, hatta zaman kaybetmeyeyim düşünürken diye sadece tek tip giyinmiş, sen kalk şimdi onun yasasına yanlış de. Olacak gibi değil. Yanlış denir mi yahu, tabiki geliştirebilirsin, o bulduğu zaman öyle mi yapmıştı. Ben bayılırım Galileo ve Newton arasındaki çekişmeye mesela ama şimdi öyle değil, kıçlar havada ya "ben buldum diğerleri halt etmiş" havası var. Ama gün geçmiyor ki yeni bir yasa da çürümesin. Bu sefer de çürüyen astrofizik dalında. Hadi bakalım, Dünya'nın manyetik alanındaki boşluk tahmin edilenin ya da ölçülenin çok çok üstünde genişlemiş. Buna akıl sır erdiremiyorlar. Nasıl oldu bu diye düşünüyorlar şimdi. Yasalara göre öyle olmaması gerekiyor ya hani. Şimdi bu manyetik alan güneşten bize gelen rüzgarları engelliyor ve dünyamızda büyük fırtınaların olmasını önlüyordu ama şimdi bu açılan delik gelen rüzgarın dünyanın dögüsüne girip içerde dolaşmaya başlayacağı ve muazzam fırtınalara hazırlıklı olmamız gerektiğine işaret. Biliyorum felaket tellalı gibi oldum ama sanmıyorum ki bu kadar deniz varken gelip de Ankara'nın göbeğinde bizim evin önünde kopsun bu fırtına. Ben tırt bir fizikçiyim kardeşim ama kıçım havada, hıh, dünya beni bekliyor..!

Aslında daha var... Neyse çok rencide ettim!

9 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

:)))))

Köşenin Delisi dedi ki...

Ya aslında bir şeyler de yazacaktım, ama baktım, totalde bu yazıyı okuduğumda epey bir gülümsemişim, gülümseyeyim bari dedim. :)

nothing out of the ordinary dedi ki...

ya burdaki ruzgar o delik yzuunden mi acep :0)

Köşenin Delisi dedi ki...

odtü hep delikti ya :)

baurk... dedi ki...

bence benim beynim delik siz de çevremdesiniz ondan öyle oluyo..

Adsız dedi ki...

ki ben hep şunu diyorum:

-sen şimdi bu bölümü bitirince ne olacaksın?
-göt olucam.

açıkça.

baurk... dedi ki...

çok doğru dedin. ağzına sağlık.

açıkça!

naber? dedi ki...

Sen göt olacaksan ben ne olacağım çok merak ediyorum.


Götten beter ne var ki?

baurk... dedi ki...

daha uzun yolllar ve o yollardan sapan küçük küçük yollar var senin önünde, bir şeycik olmaz sana sen devam et! :)