Temmuz 21, 2008
İnşaat Mühendisliği
Çoğunuz ya da sanırım hepiniz ( yani benim bilmediğim okuyucular varsa diye diyorum) benim idealimin uçak mühendisliği oduğunu biliyorsunuz. Belki bir kaçınız da yapıların güzelliği ve ihtişamından kaynaklı inşaat sektörüne de ilgimi biliyordur ki bu ilgi az daha beni İTÜ ye sürükleyecekti ancak günümüz Türkiyesinde bu şartlar altında açıkçası diğer mesleklerde olduğu gibi inşaat sektöründe de dost ahbab ilişkileri ön plana çıkmakta. Bir ihale nedense başımızdaki insanların yandaşları ya da akrabaları tarafından kazanılmakta, ne hikmetse adamlar Türkiyenin sanki en mümekkel inşaat mühendisi olmuşlar hepbirlikte. Bu şartları göz önünde bulundurduğumda ve yıl başına mezun veren inşaat mühendisliği sayılarına baktığımda beni geri iten faktörler sıralanmıştı artarda ve sonra da vazgeçmiştim. Aslında Discovey Channel da ya da National Geographic Channel da "Uçak kazası raporu" ya da Airbus/ Boeing araştırma belgeselleri hariç izlediğim en sevdiğim programın "Mega Yapılar" olduğunu bilir miydiniz bilmiyorum. Şimdi bunları neden söylediğime gelelim... Sıkıntıdan aylak aylak internette sörf yaparken şans eseri tasarım halinde olan yapıların bulunduğu bir video gözüme ilişti. Adamlar hareket edebilen gökdelenler yapmayı planlıyorlar. Yani ev alırken artık kuzey cephe mi yoksa güney cephe mi kırk saat soruşturmak zorunda kalmayacağız ilerde. Daire kat kat istediği zaman ayrı ayrı dönebiliyor. Şimdi dikdörtgen plazmalardan oluşmuş ve üst ütste konmuş kutucuklar düşünün, bir bütün halinde görünselerde aslında birbirlerinden bağımsız hareket edebiliyorlar, ya da şöyle söyleyim, hani kare küp pazıllar vardı ya eskiden böyle her bir yüzü farklı renkte olurdu ve karıştırıp renkleri aynı yapabilmek için sürekli döndürdük, aynı o mantıkta gökdelenler... Bu yapıların tasarımını yapamazdım belki o kadar mimari becerim yok ancak mühendislik işinde yenilikler katmayı isterdim elbet. Şimdi şimdi yeni şeyler görünce bazen baya hoşuma giderek izliyorum, bazense pöff bunu daha yapamazlar ki heveslendirmesinler diye kızarken birden yapılma aşamasında olduğunu anlayıp salak salak sözlerimi geri alarak hayıflanıyorum. Sektörler birbirinden pek de farklı gibi görünse de Uçak Mühendisliği de bir nevi İnşaat Mühendisliği zaten bence.. Keşke gerçekten yapabilirliğimin seviyesi gün geçtikçe sıradanlaşmasa da gelişerek beni büyüsüyle etkilerken, başımın dairesel dönüş hızının kuvvetiyle yolda yürümekte zorlandırsa hatta yere düşürse... Mühendislik beni tatmin eder mi bilinmez, belki de bilimin içine girmeye başladığım için öyle geliyordur, belki de ben de diğerleri gibi mühendislikte okusam fizik dersini üçüncüye ya da dördüncüye alıyor olacaktım... Hiç bir şey net değil hayatta, hiç bir şey de mümkünatsız değil. Koca insan hayatında bir kaç yılın çok önemli olmayacağını düşünen insanlardanım ben de eğer öyle olacağı gerçekten inandırıcıysa tabi...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder