.
.
.
... İzmit! gezi değil, iş değil. ne olduğunu bilmediğim, amaçsız bi yolculuk... kafam cama dayalı. dışardaki havanın soğukluğunu hissedebiliyorum alnımda. ama hava açık ve güneşli. arabalar sırayla geçiyor. diyorum ki "bundan sonraki 24. araba benim geleceğimin simgesi olsun". sonra karışıklık çıkyor, kamyon geçiyor, onu saymıycaktım diyorum, derken bir kaç araba daha geçiyor sayamadığım.
Bu oyun küçüklüğümden beri oynarım kendi kendime. Eskiden evimizde odam balkona bakardı, balkon da şehirlerarası yola, uzaktan. önü askeri alan olduğu için boştu ve yol net görünebiliyodu. Boğaz gibiydi yolun görünmeye başladığı kısmı, iki dağ arasından. sürekli odamın penceresinden balkona geçip dalardım yola. sırayla önce Ankara yönüne giden otobüsleri, daha sonra da Eskişehir yönüne gidenleri sayardım. onlar bitince arabalar, onlardan da sıkılınca kamyonları sayardım. bazen annemle oynardık; yukardan gelenler benim aşağıdan gelenler annemin olurdu, belli sayıya ilk ulaşan kazanırdı. Babam o zamanlar görevdeydi. başka da kimse bilmez..
Şimdi de alnım cama dayalı oynuyorum aynı oyunu. içerisi gürültülü, hem kafamın hem otobüsün. iki tafatan gelen sesleri de tam anlamıyorum, kesik kesik geliyorlar birleştiremiyorum. kulaklarımın içinde küçük Zucchero-Dolores ikilisi dolanıyor. yol arkadaşlarım oluyolar bana.
Ha bir de Mösyö Saint Exupery var. savaş pilotudur kendisi. kendimi o kadar yakın hissettim ki ona, hissettiklerini o kadar güzel yazmış o kadar güzel anlatmış ki, sürüklenmekten üstüm başım yırtılmış gibi hissediyorum oturduğum yerde. sonuna bayıldığım hatta izlediğim filmler arasında sonunu en çok sevdiğim Pearl Harbor geliyor aklıma birden. sırf sonu için izlediğim 7şer den 21saat...
müzik ve kitap çekiyo beni, elim yazmıyo artık. halbuki kağıtlar yetmeyecek gibi hissetmiştim bu sefer. olmadı! neyse artık..."
29.02.2008
15:25
İzmit-Ankara Karayolu
15:25
İzmit-Ankara Karayolu
4 yorum:
Ya bir şey itiraf edicem. Ben senin w falan kullanmadan düzgün Türkçe'yla yazdığın yazıalrı daha keyifle okuyorum :) Bu da onlardan biri oldu.
Benim de kendi kendime oynadığım çok oyun vardı küçükken. Öykü olacaklar, bekliyorlar hala :)
:) ben de okurken farkediyorum hocam ya.. aslında karşıyım da öyle kısaltmalara ama benimki resmen üşengeçlikten oluyo.. hoş hepsinin nedeni o ama zaten bazen zar zor oturuyorum başına bilgisayarın bir şeyler yazarken öyle yazıp geçiyorum işte.. dikkat edicem bundan sonra :)
hikayeleştirme isteiği ya da en azından böyle küçük küçük karalama isteği doruklarda içimde.. kısmet bakalım... :)
keşke küçük kalsaymışız.. :S
kalabiliriz hala aslında, ama yeterince istemiyoruz...
yok ben istiyoruym da çevre tepkili bu duruma... onlar istemez eminim..:D
Yorum Gönder