Mart 31, 2007

hayat..

ne acı.. savaşın içinde doğduğunuzu, olup bitenden haberdar olmadığınızı ordan oraya savrulduğunuzu ve size zarar gelmesin diye ailenizin sizi bırakıp gitmek zorunda kaldığını bi düşünsenize.. ne şartlar altında daha küçücük yaşta kocaman dünyada bi başınıza kimseyi tanımadan.. aynı yöne giden bi adama emanet edilip-hiç bi garanti olmadan- gönderildiğinizi.. amaç ne:size zarar gelmemesi... şansa tanımadığınız adam çabalayıp kalcak yer bulur birinin yanına yerleştirir, onca işin, karmaşanın arasında.. can önemlidir çünkü. siz diğerlerinden "farklı" olduğunuz için farklı gözle bakılıp sizinle konuşanları ya da yardım edenleri de zor durumda bırakırsınız.. tek farkınız renkli gözlü ve açık tenli olmamanızdır.. sora ne kadar çok sewdiiğiniz sizin iyiliğinizi düşünen ailenize beni neden bu renk doğurdular die demediğinizi bırakmazsınız.. günler tanımadıklarınızın yanında kölelerden daha beter durumda geçmeye başlar daha 7 nizde bütün işler omzunuzdadır. bunlar yetmez gibi her zaman dayak yersiniz ama ne dayak. dayanamayıp kaçarsınız sonunda biyerlerden- kendi ayaklarınızın üstünde durmayı öğrenmiş gibi.. değişik yerlere gidip her gittiğiniz yerde zorla olsa da kalcak yer bulup sadece yemek karşılığı, karşılığı ödenemez işlerin altından gelirsiniz ama 7nizdesiniz! ve dayaklar.. sürekli yenen dayaklar.. artık eksiklik wercek derecede gelen dayaklar.. küçücük beden sırf gözleri renkli değil diye nelere mağruz kalır.. yine kaçarsınız.. yine yine yine.. her defasında aynı hatta her seferinde daha kötü bi süprizle.. düşmanlar kaldığınız köyleri basar yemek alırlar ordaki halktan ama sizin orda olduğunuzu bilseler o köyde adam bırakmıycaklarını bilirsiniz.. kaçmak zorundasınızdır artık.. geliyolar.. her gittiğiniz yerde feci işkencelere karşılık wemek isteyen yaşı önemli olmayan kadınlar çocuklar.. tecavüzler.. o küçücük yaşta gördükleriniz hayatın ne olduğunu anlamanıza yardım mı eder yoksa etmezmi.. çözemeden dewam kaçmaya.. sizi bulmamalıllar..
yenen dayaklar artık dilinizi yutmanıza neden olur.. konuşamaz olursunuz ama kaçmaya bi yerler bulmaya dewam edersiniz.. her defasında oyun yaptığınızı düşünüp hırpalanırsınız feci şekilde.. ama çıkmaz o ses ne yazık ki.. kar kış sıcak soğuk bişey fayda etmez.. kaçmak gerek heryerden.. çünkü farklısınız ama neden?

şans güler artık.. geç mi kalmıştır acaba ya da erken/beklendmedik mi gelir.. o bölgeye gelen sawaşçılar karşı taraftandır we korurlar sizi.. çok sewersiniz içlerinden ikisini.. her an iyiliğinizi düşünüp bişeyler öğretmeye çabalarlar.. sawaşı kazanırlar soora.. sizi bitmesine yakın sizin gibi bütün çocukların gönderildiği bakım ewlerine gönderirler.. belki aileniz gelir alır sizi orda- hala hayattalarsa...

gelirler.. tanımazsınız. yıllar gemiştir we artık onlara laik olmadığınızı ya da onlarla yapamıycağınızı düşünürsünüz ama sıcaklıklarından kopamazsınız.. kendinizden de wazgeçemez iki tafafı da mutlu etmeye çabalarsınız.. sonra olmadığını görüp onları da ikna edip uzak bi tanıdığa gönderilirsiniz tekrar ama bu sefer isteyerek we farkındalıkla.. kendinizi kaybettiğinizde gelen bi kazanın ardından hastane yatağında açarsınız gözünüzü feci çalan bi telefon sesiyle.. karşıdaki ses o kadar canayakın we cewap werilesidir ki boğazınızda bombalar patlarmış gibi ağrılar olsada ses çıkıwerir o an.. mutluluk..

ama hayat kalıcı hasarlar bırakmıştır onca yaşanan we şahit olunan işkence soorası... en kötüsü de hayatınızı en doruk sewiyelerindeyken hem de dayanılamazlıklar içinde kendi kendinize bitirmenizdir.. hayat haksızlık etmiştir size ama haklı çıkan yine o olur.. hayata bağlayan tek warınız sizi bırakıp gittikten sonra dayanılamaz we inadınız buraya kadardır.. o kadar çaba boşadır we arkanızda bıraktığınız bi notla işlenirsiniz beyinlere..


"Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin." J.K.


okurken insanınn insan olduğundan iğrendiğini hissetiği anlar yaşamasına neden olan kitap.. harika..

4 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Ben de çok sarsılmıştım okuduğumda...çok güzel anlatmışsın.ah bi de şu dublö v'ler olmasa :))

nothing out of the ordinary dedi ki...

cok merak ettim şimdi okuycam en kısa zamanda

baurk... dedi ki...

onlar (w)vazgeçilmezlerim yaw :D

baurk... dedi ki...

tmm getiririm okursun da sen ilk önce bi yaz.. off bıktık placebodan yaahu..:D