Şubat 24, 2007

sarıkamış...

yıl bi dokuz yüz çift sıfır gibi bişi eski yani baya. ben anaokuluna gidiorum hani şu müfettiş amcayı hakladığım okul, neese.. sarıkamış o sıralar karışık tabi.. terör olayları diz boyu her zamn dikkatli olmak zorundayız babamın mesleğinden dolayı.. çünkü o sıralarda yolları kesip otobüsleri durdurup atıyorum "15 numaralı yolcu dışarı" diyip aşağıya inince adamın kafasına tek kurşunla indiriyolarmış. 15 numaranın sahibi kim: bi subay.. nerden anlıyolar onun subay olduğunu da bööle bişi yapıyolar? otobüs şirketleri de sonuçta terörün eliinde orda herkes onların deynekçisi.. hadi otobüsleri geçtim kendi özel arabasıyla giderken yolunu kesip ailesi warmış yokmuş yanında umursamadan çekip silahı vuruyolarmış. bi keresinde daha yeni 3-5 yllık bi subayın arabasının önünü kesmişler yine küçük çocuğu we eşinin önünde öldürmüşler.. bu nasıl bi insanlık nası bi hırs..

tabi o zamnlarda ben en afacan halimle hiç bişiden habersiz kendi dünyamda gidip gelirken ankaraya bana sürekli tembihliyolarmış ewden çıkmadan falan.. "babanın mesleği ne diyince ne diiceksin ooolum?" diyomuş babam bende "kasap subay" diyomuşum her seferinde.. artık taşlara wurcaklar kafalaırını, " subay ne oolum sadece kasap diiceksin". subay yok die iice tembihlenip tamam annadım dedikten soora sorduklarında yine "kasap sssuu.. diyip ha sadece kasap" diomuşum.. düşünsenize otobüsü durdurup bana adamların soru sorduğunu... kasap desem bile kesin dalga geçer onların bişileriyle we yine öldürülürdüm yani :D

kahvaltı yaprken birden konu oldu da beni annatmaya başladı yine bizimkiler. bende bilmediğim benleri öğrenmeye dewam ediyorum böylece.. hem gülümsedim dinlerken kendime, hem içimdeki öfke daha çok arttı.. paylaşıyım dedim....

Hiç yorum yok: