Ocak 05, 2009

Şimdi bastı afakanlar. Henüz. Şuan. Direk bu boş sanal sayfa geldi aklıma, ne kalemim, ne sayfaları benim saçmalklarımla kirlenen defterim...
Resistansların arasından mı çıktılar bilemedim. Geldiler başıma, bir saçmalma bir iğrençlik, bir gürültü, patırtı. Ben insan olduğuma bazen kızıyorum ya da şöyle diyelim şaşıyorum. Bunaltının çok fazla uzaklaşmadığı bünyem, artık bir madde bağımlısıymışım gibi davranıyor bana. Sinirlerim test ediliyor ve her yanlış onlarca doğruyu götürüyor. Kalan tabiki görünmüyor, ortada olmayan bir şeyi irdelemeyi ya da betimlemeyi beceremiyorum.

Hayat yoruyor be arkadaşım. Küçüğüm ama çok küçüğüm bunları söylemek için, biliyorum. O günleri iple çekiyorum, hani bu günleri hatırlayıp gülüp kahkahalara boğulacağım günleri. Arkamda yanık keman sesi var, gözlerimin buğusunda etrafı gözüme yansıttıkları ışınları kırarak görüyorum. Her yer bulanık. Aklım gibi. Kaçabilir miyim hemen buradan.

1 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

hani sana bahsettiğim şu kitap var ya? Seyahatle ilgili olan. Onun bir yerinde diyordu, "fark ettim ki, kaçtığımı zannediyorum, ama nereye gitsem kendimi de oraya taşıyorum aslında". ya da bunun gibi bir şey...

ama şu konuda haklısın: bir gün cidden gülerek hatırlayacak, ya da (belki daha güzeli?) hiç hatırlamayacaksın.. o yüzden boşver, ya da boşverme zamanının gelmesini beklerken çok yıpratma kendini :) (imza: çok bi bok bildiğini sanan salak insan :P)