boomp3.com
Hayatım yeterince eğlenceli gelmediği ve azcık da boş bir insan olduğum için farklılaşma yolunda adımlar atmaya başladım (!) sanırım. Aslında bu farklılaşma değil, belki avrupalılaşma. ama ben gayet eğlendim kendimle bugün. Olay şu ki, dersten 3:30 da çıkıp, dolmuşa binip paramı hazırladıktan sonra Modern Physics kitabımı çıkarmış okuyordum ki aklıma Emre'nin bisikleti düşüverdi. ne alakası var Modernle bilmiyorum ama Time Dilation okurken dedim ben eve bisikletle gitmeliyim artık. Emreyi aradım ve dedim böyle böyle. ama sesim çekinceli acaba böyle bir işe kalkışsam mı kalkışmasam mı? Emre de 50 kere gel al dedi ve sonunda patlayıp bak bi daha gel al demiycem gel de al dedi. Ben de gittim ve aldım :)
Çıktım evden. Daha araba park yerinden çıkmamıştım ki zincir attı vites değiştirince.. hopbalaa daha bi dur hele, Emre de pencereden bakıp gülüyor :) sonra neyse hallettim bir kaç yağ lekesiyle elimde. az daha ilerledim ki "çat" bi daha attı zincir. ulan ne biçim zincirsin ne atarmışın laflarıyla indim tekrar taktım.. bu sefer eller kapkara :D sonra yoluma devam ediyodum ki hafif bi yokuş geldi karşıma. E ben gayet yorulmuş vaziyetteyim çıkamadım, indim. yürüye yürüye çıkıyorum güzel güzel yokuşu ama eğimi görmelisiniz anca 10 derecedir ehehehee :) (çok yorulmuştum ama) sonra neyse orası da bitti ben bindim tekrar gidiyorum alışmaya çalışarak bisiklete. direksiyonun vidası gevşemiş ve oynuyor. onu tutan demir arasında kaymaya başladı ben ilerledikçe. direksiyon bir sağa yatıyor bir sola. dengede dur durabilirsen :D aklımda "hala çok uzakta değilsin" cümleleri geçiyor ama azimliyim dönmiycem. "Yapabilirim" diye diye baya baya yol almıştım ki bir yokuş daha geldi ama bu sefer incem. eeee her çıkışın bir inişi varmış.. ( aslında bu her inişin bir çıkışı var gibi bir cümle ama olsun değiştirebiliriz, sonuçta p ise q :D ) Benim alışkın olduğum bisikletin frenleriyle bununki tersmiş ben bunu biraz geç farkettim. aslında aklıma gelmesi gerekirdi. benim bisikletim diğer bisikletlere göre baya baya tersti bu vites ve fren konusunda. kıbrıstan almıştık orda da herşey ingilizlere göre olduğu için burdakinin tam tersi. ben de bunu yokuş aşağı inerken arka frene bascam diye ön frene basınca farkettim ki az daha bu fark edişim havada olcaktı:) uçma hayallerimi yine gerçekleştirememiş bir halde yola devam. kaldırımlar da gayet bisiklet sürmeye elverişli aslında kimi yerlerde daralıp genişleseler de başarılı bence. zaten yeni döşendi Çetin Emeç'e. ama bu daralmaların olduğu yerde yola fırladım bam diye. allahtan araba gelmiyodu yoksa yola yapışan teneke kola kutuları gibi olabilirdim walla:D
eve bi geldim ki kan-ter içindeyim ama keyfime diyecek yok. harika bir şey yaw. benim acilen yol bisikleti almam lazım ama daha inline hokey pateni, roller blade ve figür paten almam lazım.. nası para yetiştircem bilemedim :) zaten ekonomik buhrandayım..
Bu can sıkıntısının insana yaptıramayacağı bir şey yok. yakında ne yapmak isterim kim bilir. ama bir günü kendi canımı sıkmadan geçireceğimi düşünmek istiyorum artık. birinin ya da içimdeki bir şeyin- belki içorganlarımdan birinin- beni durdurması ve nasihat düzeyinde değil de böyle saçmalıkmış gibi doğruları anlatması gerekiyor. durumlar gitgide karmaşıklaşıyor ve ben insanlardan soğuyorum. ( zaten çok da sıcak değildim bu zamana kadar ama artık dışa vurcam diye çok korkmaya başladım) aklımı dağıtmam ve sadece derslere odaklanmam lazım.. hadiii yine ders yazmış parmaklarım. zaten şu an önümde Non-conducting bir sphere var Q yükünde. keşke ben de non-conductor olsam heryerimde charge olsa. neden conductor'ım da sadece yüzeyimde bütün charge'lar. neden içim bomboş? neyse düşüncek şey çıkartmamak lazım şimdi bünyeme. zaten yeterince gerginim. cambazlar yürüyor üstümde. hem de atasözlerini yerle bir eder cinsten. çünkü ne bir tane ne iki tane ne de üç... sayamıyorum bile.. o kadar çoklar ki hani iki tane bile oynamazlardı. hoş bunlar oynamıyor zaten belki de o atasözü sadece oynayan cambazlar için geçerlidir. ama olaya bir de diğer açıdan bakarsak bunlar da benimle oynuyor. hadi bakalım...? demekki külliyen yanlış bu atasözü.. neyse benim bölümüm sözel değil. uğraşmıyorum. keşke olsaydı da uğraşsaydım.
genellikle insanlar sevdikleri yöne doğru planlarlar değil mi yaşantılarını. ben neden yapmıyorum. neden beynim buna izin vermiyo ya da becerilerim. neden kendi kendimi yiyorum. geçen birinin dediği bi kelimeyi hatırlamaya çalışıyorum fakat bulamıyorum. böyle etraftan memnun olmayan herşeye kötü yaklaşan hayattan bezmiş insanlara deniyomuş. değişik bi kelime ilk kez duymuştum. acaba ben de mi öyleyim ki. ama insanlar öyle görmüyor :D en azından bunları okumayan koskocaman çoğunluk :) herkes beni yanlış tanısın sonra şok olsunlar inanmasınlar :D ki zaten başladı bu durumlar. bi olaya karşı artık kendi içimde gösterdiğim tepkileri bazılarının yanında da göstermeye başladım yanlışlıkla ve şaşkına çevrirdim onları da. napayım içimden geldiği gibi.. kimse umrumda olmadan. sadece kendimi düşünerek ve sadece kendim olarak.
hayat bu ve ben bunu seviyorum.
hatta "işte bunu seviyorum", bir alana diğeri bedava. ben ve diğer kişiliğim...:)
1 yorum:
zihnindekiler insanın kalemine gelip beyninin kontrolünden cıkınca cok guzel oluyor yaw
yzaın resmen kendini okutuoo akıp gidio seninle beraber yokus cıkıp içi bos bir conductor oluoo erio insan sonunda da cıldırıp bagırası gelioo :0)
Yorum Gönder