Sena geldi Eskişehir'den. Gelmeden önce aradı "Bak ben geliyorum yarın Ankara'ya, sakın iş güç çıkartma buluşamazsak döverim :)" Tabiki kaçmaz.. Neredeyse bir yılı aştı görüşmeyeli ve Buğra-Sena-Baurk üçlüsünün bir araya gelmesi. Baya iyi de oldu. Eskileri anlatıp anlatıp güldük bol bol. Ağzım artık kireçlenecekmiş heralde biraz daha gülmesem. Ne özlemişim aslına bakarsanız geçen günleri.. Hiç bi zaman eskiyi düşünüp iç çeken insanlardan olmadım yaşadığım ana haksızlık etmemek için, ya da yaşayacaklarımı düşünüp mutluluğumu bölmemek, dinginlememek için ama bu sefer ender olan iç çekişlerimden bazılarıyla karşılaştım cümlelerin arasında... Koskoca bir sene... Sürekli birlikte olan, aynı yemeği yiyip, tuvalete bile aynı zamanlarda giden üç kişi olan biz koskoca bir sene bir araya gelemedik. Bunun nedenleri Sena'nın babasının tayininin çıkması sonucu annesinin senanın yanına Eskişehir'e yerleşmesi, yine Sena'nın bir dönem Norveçe değişim progrmaına gitmesi falan filan işte. Ama güzeldi bugün. Herzamanki oturup oturup sonra kitapçıları gezip en sonunda da Atakuleye kadar yürüyüp tepeden Ankarayı seyretme eylemlerinin tamamını gerçekleştiremesek de gayet eğlendik. Buğra varken zaten gülmemek ne mümkün.. :)
Zaman olsa da Eskişehir'e gitsek Sena sürekli çağırıyor. bakalım kısmet...
2 yorum:
ESkişehir'in kısmetlik neyi var yahu! Atlayın trene gidin ooooh :)
öyle aslında trenle nerelere gitmedik ama ne yapayım zor geliyor yaw..:D
Yorum Gönder