damla damla akan musluk, en büyük çin işkencesidir. suçluyu koyarlar bi odaya, kafasına küçük plastik bi kap. tepeden açarlar musluğu ve şıp şıp damlatırlar. adam bağlı tabi hareket de edemez, delirmemek için sayar bildiği en büyük sayıdan geriye doğru hızlı hızlı..
yapılan düzenlemeler, alınan kararlar, insanoğlunun sürekli uğraştığı sürekli bi şeyleri bozup onların yerine diğerlerini koyduğu bu bazen sevimsiz bazen mükemmel dünya üzerinde çok bi işe yaramıyo sanırım. ben çok bi olur taraf göremedim bu zamana kadar. alınan kararlar alındığıyla, verilen sözler verildiğiyle kalıp, üstüne üstlük tersine çıkıp, insanı göt etmek için elinden geleni yaparcasına bi döngüye katılıp büyüyo.
geçen zamanın seni de götürdüğü su götürmez. ama gittiğin zamanın hangi zaman olduğunu farkedebilmen için suyun götürülmesi değil yüzüne çalınması da gerekiyo aslında. hayatında sürekli bi nedenden dolayı, sevemdiğin ama değiştiremediğin bi durumdan dolayı yaralanman artık alışılmış olacak ki sadece gülüp "ahaaha evet ya o da öyle napalım olmadı", ya da "bi dahakine inşallah daha iyisi" ya da ne biliyim "azcık daha çabalasaydım" ya da "değerlendirilmem daha güzle yapılsaydı daha iyi olurdu suç sadece bende değil ki etrafımdakiler de mağdur" falan gibi saçma, yazarken benim bile çok anlamadığım fakat karşımdakiden anlamasını beklediğim ama onların da daha çok karıştırmama izin vermeden anlamış gibi yapmaları falan filan.. gereksiz. acı. yazık.
kendimden bahsedyorum tabiki. olduğum gibi, olmak istediğim gibi, oldurulmak istendiğim gibi, hamur gibi, kil gibi, verilen şekillere sokulma zamanı.. yoğrulup şekillendirildikten sonraki kurumaya bırakıldığım anı düşünüp iç geçiriyorum. o zaman içinde mayalanmayı bekleyen yoğurdun değerini, kıymetini ve özelliğini taşıyorum çünkü. "dokunursan olmaz. rahat bırak". kuruduktan sonrası aslında bu söylediklerimin tersine daha çok hüzünlü değil mi? öyle aslında hafiften kuruluktan çatırdamaya başladığın sonraları yama yapılan ama güzelliği değişen bi zımbırtı..
manken gibi işte.. botox çılgınlığı.. hafif buruştun mu hoop sinirler uyarılın çabuuuuuk! "lan sana diyorum salak sinir ucu, o tarafa değil bu arafa dönmen lazım. zaten bi vuruşluk canın var bari işe yara."
en güzeli nöron olmak heralde. milyarlarcalar. kocaaaaaaa bi hayata yetcek kadar çoklar. birlik ve beraberlik içinde, bir bütün içindeler. kendi hallerinde. ama salaklar da. bi ismi hatırlayana kadar binlercesi ölüyo :) ölüme gülünemz di mi. affedin nöronlarım ama kafama vura vura hepnizi öldürmek istiyorum. bu duruma gelmemde aslında payınız feci derecede hala sizi niye sviyorum ki. bendeki de yufka yüreklikten başka bişi değil yaw.
yufka diyince ne geldi aklıma... kutuplarda denizin uzaklarından gelcek yürüyen buz parçalarını bekleyen küçük, çelimsiz hayatı yeni yeni öğrenen kutup ayıları. ayı dedğime bakmayın al ewinde besle o derece.. buz kütlesi gelcek de, üstüne çıkcaklar da gelip geçen fokları hart die ıssrabilcekler.. hayat zor. yakalayamadın mı hadi geçmiş olsun!
bişeyler yazarak içindekileri anlatabilen insanlar herzaman çok yukarda gördüğüm kişiler olmuştur. adamlar anlattıkça rahatlayıp rahatladıkça yazan kimseler olduklarından kasılmadan sadece kendilerini kalemin hışırtılarına bırakıp kendilerine geldiklerinde dünyaları yazdıklarını farkedip küçük bi buseyle noktayı koyabilirler.
benim dünyam çok büyük olmadığından yazdıkların çok ufak kalsa da dünyadan geri kalan kısımın beni daha çok ilgilendirmesinden kaynaklı düşünce tarzı geliştirmiş sevgili nöronlar.. aslında beyindeki sinir hücrelerinin bunla bi alaksı yok ama olduğunu düşünmek keyiflendiriyo ve keyif gerekli bişi hayatta..
son izlediğim film.. hatırlamıyorum bahsetmeye gerek görmedim, geçiyoruz..
şimdi dinlediğim müzik.. Vega.. bir gün gelir bir gün geçer.. katılıyorum ama bunu güns yapsak daha bi aydın olur bence..
geri kalanını okumayın hatta buraya kadar gelmek bile büyük başarı bence.. ben olsam kapatıp gitmiştim ekranı ne saçmalamış diyerek. insanın kendini bilmesi gerek tabi. ürkek ve çelimsiz. ama bi o kadar da güçlü ! görünmek zoruda üzülen var etrafta. onları mahcup etmemek, verdikleri değerin karşılığını vermek, eeore gidi kulaklarıyla gözlerini kapatarak dolaşmak istediğimi hissettirmemek gerek.
ama umrumda değil. gerekçeyi koyan kaldırabilmesini de bilmeli bence.. neden koayarsın bana sordun mu. hatırlamıyorum. o zamanlar belki daha çok nöronum wardı o yüzden mi hatırlayamadım acaba.
yörüngede dönen ama sürtünmeden dolayı yawaşlayan yawaşladıkça hızı azalan ve dolayısıyla eğik atış pozisyonunda olan uydunun biran önce atmosfere girip dan diye durup ( yoğunluk fazla= daha çok sürtünme= daha, çok daha az hız = durma) güm die tepeme düşmesi dileklerim hiç bi zaman olmadı olmıycak tabiki.. çünkü 4 te 3 ü sularla kaplı yeryüzünde buraya düşmesi pek az ihtimal, ayrıca atmosferdeki sürtünme onu eritir herald. bu nedenle böyle bi beklenti içine girmem benim kendimden beklediklerimi yapamamala aynı dereceli etki yapar ve bi hüsran daha. bi beklentim daha şaşıp bi kez daha yerdibine magma ya doğru terli yolculuğa dewam etmeye.. yok kaldıramam bunu.. gerek yok. kendime söz vermeyi bırakıyorum artık. hayat bana ne getirse kabulümdür.
bayılıyorum büyük ünlü uyumuna uymayan kelimelere. nedenini düşündüm ama bulamadım neyse.. geçiyoruz..
haa arabamı da hokeyci yaptım artık kim tutar bizi... karda bi o yana bi bu yana güm pat çat ah uh die die gidebiliyoruz. body check leri harika olcak bence.. biraz da teker hakimiyeti kurarsak tam süper olcak demektir. ama şööle bi husus war ki ona uycak malzemeyi ne zamana kadar bulup getiririm bilemem keşke kar yağmadan düşünseydim ama acemilik işte.. kar da araba süren bana benzesin işallah. kaza anını yaşamak bunun gibi bişi işte.. pek farklı değil ha güüüm die çarpmışsın ha içierden kendin vermişsin efekti.. bana ööle yaparsa ben de onu soğukta bırakır çeker giderim.. yaban ellerde..
yaban el nası oluyo acaba.. merak sadece.. geçebiliriz..
sıkıntımı paylaştığım sevigli blogger ıma. bana böyle şeyler düşündüren yüce beynime artık pek konuşmıycak da olsa onu sevceğim güzel dilime, boş bakmaya devam eden gözlerime, saçma sapan kelimeler oluşturan parmaklarıma ve siz yüce delilere saygılar efenim.. delisiniz ki buraya kadar okudunuz bu saçmalıkları.. bi daha diyip kendi yazdıklarımı küçümsemek istememiştim ama ööleler.. saçma anlaşılmaz ne dedi bu çocuk yine dedirten cinsten di mi.. ahhaahaahah hayır değil. gayet açık.. bence bakış açınızı prizmanınkine eşitleyebilin ki siz de diğer camlardan farklı olun.. farklı olun ki onlar gibi ışığı hop die geçirmek yerine 7 ye ayırabilin. sonra da açıklayabilin bunlar gökkuşağı renkleri; geldi tawşan yemek yedi makarna sarı turuncu falan.. yaşasın dünya yaşasın mars venüs pluton ve tabi ki alfa centuri.. bekle dur ya öl ya sew. ya sus ya doğruyu söyle demiş saygı değer vega. nedenini bilmiyorum şimdi çalındı kulağıma. yaklaşık 1-2 saattir dinliyorum ama sesini yeni duydum sanırım... hah bak dediki sözlerim yok anlatmaya.. e o zaman o da yazsın di mi benim gibi..
yazıyı sonlandırmak istemedim hiç ya. bitmese de kalkmasam masadan. gitmesem yatağımı kıskandırırcasına kanapeme.. istemiyorum yatakta yatmayı kanape daha güzel daha başka bişi işte bulamadım kelime.. o zaman bana güle güle.
sonuçta ne demiş Lucretius: "bir varlık biçim ve nitelik değiştirdiğinde, o anda yok olur biraz önce var olan." o zaman biraz önce var olmamak dileğiyle saygılar efenim...
6 yorum:
ay dayanamadım akıntıya kapıldım gidiyordum ki bitti keşke durmasaydın :0)
ama sanırım az önce senin yazdıklarımı okuduğuma göre vardın ve var olacaksın :0)
:) ben de sonra okurken kapıldım yaw kendi yazdıklarımı görünce dedim iimiş.. aslında daha yazcaktım içimden çıkmayan şeyler belli dönemlerde birlikte çıktılar bu zamana kadar ama onu da dinginlemeyi başardım işte..:D varolduğum bi dahakine işallah..
sensin deli hehehe
ewt benim deliyim mutluyum ama deliyim.. deliye hergün bayram bana bayram.. bana değil ama değişik bi deliyim mesela elmanın ağaçtan düşmesine anaaa airbus park eder gibi falan diyen delilerdenim.. hatta onu diyen deliyim benim gibisi yok.. sadece ben warım bu katagoride.. ben deliyim... :)
elma ağaçtan düşünce airbus noluyomuş...yine hııııı anlamıyom ben seni yaaaaaaa ıhı
ahaahaaaahaahahaa.... :)
tötüyüm ben tötüyüm, tötüyüm tötüyüm... la lay...
Yorum Gönder