Ağustos 04, 2007

N'oluyo bu dünyaya! Neden sadece dönmekle yetinmiyo..? değişik işte diğer gezegenlerden-en azından bildiğimiz etrafımızdakilerden.. monoton da değil, değişiklikler sürekli, durgunluk yok daha ne! neden insanlarla uğraşıyo neden sürekli bi gel-git var niye sadece 2 gün aynı kalamıyo dünyadaki insanlar neden bugün olan yarın olmuyo ya da olmayan oluyo.. neden hergün ölüm-doğum olmak zorunda? bu korkuyla yaşamamız için mi var dünya? yoksa niye var? amaç? ya da neden korkuyoruz madem "son" aynı, neden ağlıyoruz kaybedince ya da seviniyoruz başka durumlarda? eninde sonunda aynı olaylar bize de denk gelmiycek mi, kurtuluş mu var ki, yoksa o mu kurtuluş? neden düşen uçaktaymış gibi hissediyorum kendimi.. uzaklaşıyorum kendimden iyice sanki çok yakınımdaymışım gibi... uzaklar yaklaşsa da ben neden istediğim zaman gidememişim de gitmediğimi sandığımda ordaymışım?

neden şimdi bu kahve varki önümde? neden kokuyo? birazdan bitcek gitcek o da.. geldi ve gitcek. bunun için de korkmam mı lazım acaba? ya da neden bu gidiş beni üzmüyo da diğerleri üzüyo yoksa üzmelimi de haberim yok? neden her şey/herkes aynı değerde değil gözümde. neden çok sewdiklerim var. neden canımı bile veririm diyebiliyorum nereye verildiğinden habersiz, bazıları için.. yarısını versem de beraber gitsek soora aynı anda? alışmak neden zor görünüyo olaylara neden canım istemiyo alışmayı bazı şeylere. sürekli görsem sevdiklerimi konuşsam, gülsek hep.. neden ağlıyoruz ki. neden güçsüzüz? madem ağlıycaz çok gülünce, o zaman zewk aldığımız, bildiğimiz, eğlendiğimiz şeyler de kötü mü? istemiyorum ağlamak gülmeyimde mi yani?

neden bu adam bişi beceremiyo.. mesela neden döktü bütün kahveyi.. demiştim di mi gitcek o kahve de diye. gelen gidiyo bak! yeni de dolmuyo nereye gitti o da belli değil.. nası olcak bu iş? ben nereye gitcem ya da? niye gitcem? kim sordu? gitmiyorum! göndermiyorum da kimseyi. korkuyorum da söylerken. ama seviyorum etrafımdakileri. kötü düşünmüyorum ki.. geçmiycek işte düşündüklerim ya da istediklerim bu konuda..

neden üzülüyo ki sevdiklerim.. noolcak şimdi mesela? nası gelcek kendine? ne zaman eskisi gibi olcaz? olsak bile içindekiler değişcek mi? hayır! belli de etmiycek çoğu zaman.. üzmek istemiycek bizi de... neden böyle bişey var? madem gitcektik neden geldik ya! yatmıyorum da hatta, yarın tekrar kalkmıycak mıyım, yemek de yemiyelim tekrar acıkmıycakmıyız hatta yatağı bile toplamaya lüzum yok tekrar bozulmıycak mı.. haaa bozulmayabilir di mi doooru düşünemedim, kim demiş o saae kadar gitmiyceğimizi, garanti mi var.. yok! biliyorum. o zaman nası planlı olcaz? neden basbas baarıyolar..? istemiyorum düşünmek ya.. küçükkenki aklımı istiyorum geri versinler ya, büyüdükçe deliriyorum heralde bööle şeylere dayanılırmı ya!!

bu saat neden her baktığımda farklı. onları da sevmiycem yakında, onlar yaratıyo çünkü gitme gününü..

zorundalıktan nefret ediyorum ama zorundayım di mi.. korkuyorum.. gitmekten değil göndermekten..
03.08.07
cuma / 21:07
Konya Yolu

1 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Noldu sana böyle :( İzin verme insanların seni üzmelerine lütfen... yarını, sonrayı bırak, şimdi mutlu etmeye çalış kendini...ne bileyim, akıl vermek öyle kolay ki...ama ben bana verilen akılların kaçını dinliyorum dersen, çok azını...beni de dinleme sen...kendi bildiğin en iyisidir senin için, demek ki girmen gerekiyordur o yola kim ne derse desin...